Rapora göre, söz konusu dönemde işgücü maliyetlerindeki yükseliş, TÜFE bazlı reel ücretlerin yanı sıra dolar ve euro cinsi reel birim ücret endekslerinde de artış eğilimini beraberinde getirdi. Özellikle 2023 yılında nominal birim ücret endeksindeki artışın yüzde 100'ün üzerine çıkması, reel ücret göstergelerinde hızlı yükselişe neden oldu. Bu artışın 2024 yılında da devam ettiği ifade edildi.
2025 ve 2026 yıllarında ise ücret artışlarının daha sınırlı tutulması ve işgücü verimliliğindeki yükseliş sayesinde reel ücretlerdeki artış hızının yavaşladığı kaydedildi. Yıllıklandırılmış verilere göre, 2025'in son çeyreği ile 2026'nın ilk çeyreğinde TÜFE bazlı reel birim ücret endeksi gerilerken, dolar bazlı reel ücret endeksinin yükselmeyi sürdürdüğü belirtildi.
Raporda, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısının arttığı bir dönemde döviz cinsi reel ücretlerde yaşanan yükselişin ekonomide önemli bir çelişki oluşturduğu vurgulandı. Bir yandan ücret artışlarının sınırlandırıldığı, diğer yandan döviz kurundaki değerlenme yoluyla enflasyonun kontrol altına alınmaya çalışıldığı ifade edildi.
Bu tablonun vatandaşların geçim yükünü artırdığına dikkat çekilen değerlendirmede, döviz bazlı işgücü maliyetlerindeki yükselişin üretimde rekabet gücünü zayıflattığı, istihdam üzerinde baskı oluşturduğu ve ekonomide reel dengesizlikleri derinleştirdiği görüşüne yer verildi.