bursagorus.com.tr

Zor Yolculuk: 51 Milyar'dan 'Sıfır'a

İKLİM

Salgın gündeminin gölgesinde kalsa da iklim değişikliği, insanlığın topyekûn çözüm üretmesi gereken en önemli krizler arasında yer alıyor. Dünya kamuoyu, bu konuya odağını her geçen gün artırırken emisyonda 51 Milyar’dan Sıfır’a ulaşma hedefleri konuşuluyor. Bill Gates, bu yolculuğu zor olarak yorumluyor.

Haber: Bursa Görüş

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını küresel ölçekte en önemli gündem maddesi olarak kamuoyundaki yerini korurken gölgede kalan ama için için kaynayan bir konu da İklim Krizi. Uluslararası arenada uzun süredir konuşulan ülkemizde ise son dönemde yaşanan afetler ve özellikle de Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ile duyarlılığın arttığı ‘iklim değişikliği’ gündemi, üzerinde daha fazla araştırma yapılması ve söz söylenmesi gereken bir başlık olarak önümüzde duruyor.

Bill Gates, Doğan Kitap’tan Temmuz 2021’de yayınlanan ‘İklim Felaketini Nasıl Önleriz? / Mevcut Çözümler ve Yapılması Gerekenler’ adlı kitabında bu konuyu ele alırken şöyle diyor:

İklim değişikliği denince bilinmesi gereken iki rakam öne çıkıyor: 51 ve Sıfır. Peki, ne anlama geliyor bu rakamlar? Bir bakalım…

Onu, artık hepimiz tanıyoruz. Hemen hepimiz gün içinde onun kurucusu olduğu Microsoft’un bir ürün ve hizmetini kullanıyoruz. Dünyanın en zengin ilk 10 insanından biri olan Bill Gates, bugünlerde özellikle salgın ve aşı konusunda çeşitli uyduruk mitlerin kötü kahramanı olarak lanse edilse de iklim değişikliği konusunda yaptığı girişimler dünya kamuoyunca ilgiyle takip ediliyor. Bill Gates, söz konusu kitabının hemen girişinde 51 ve sıfır rakamlarının ne olduğunu şu ifadelerle özetliyor:

51 milyar, dünyanın genel anlamda her yıl atmosfere saldığı ton cinsinden sera gazı miktarı… Sıfır ise hedeflememiz gereken rakam.

Peki, neden? Gates, kitabında şu cevabı veriyor:

Isınmayı ve iklim değişikliğinin kötü etkilerini önlemek için insanlar atmosfere sera gazı salmayı durdurmak zorundalar.

Durun!.. Bekli de tam bu noktada, dünyanın merakla beklediği ve ağustos başında açıklanan bir rapora bakmak gerekir.

IPCC NE DİYOR?

IPCC olarak kısaltılan ve ‘Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ diye dilimize çevrilen uluslararası bir yapı var. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulan bu yapı; siyasi liderlere iklim değişikliği, etkileri ve riskleri ile ilgili periyodik bilimsel değerlendirmeler sunmak ve iklim değişikliğine uyum ve etkilerinin azaltılmasına yönelik stratejileri belirlemek amacıyla 1988 yılında kuruldu. IPCC’ye üye 195 ülke vardır. Türkiye’de üye ülkeler arasında yer alıyor.

ZAMAN DARALIYOR

İşte bu panel yani IPCC, 6’ncı raporunu yayınladı. 66 ülkeden 234 bilim insanının beş yıllık çalışması sonucu hazırlanan rapor, özetle şunları söylüyor:

Karbondioksit (CO2) ve diğer sera etkisi yapan gaz salınımı artıyor. Paris Antlaşması’nda hedeflenen 1.5 santigrat derece ısınmanın yakalanabilmesi için iddialı atımlar atılması gerekiyor. Yaşanan iklim değişikliği, insan kaynaklıdır. Sıfır emisyon planlarının devreye alınması gerektiği yoksa içinde bulunduğumuz yüzyılda 2 santigrat derecelik küresel ısınmanın aşılacağı uyarısında bulunuluyor. Yazlar uzayacak, kışlar kısalacak. Okyanus, buz tabakaları ve küresel deniz seviyelerindeki değişiklikler, geri döndürülemez halde. Orman yangınları, aşırı yağışlar, seller, taşkınlar, kuraklık insan kaynaklı küresel ısınma sonucu iklim sisteminin değişmesiyle aşırı hava olaylarına örnek gösteriliyor.

KIRMIZI ALARM

Söz konusu raporla ilgili açıklama yapan BM Genel Sekreteri António Guterres, raporun “insanlık için kırmızı alarm” zillerinin çaldığı anlamına geldiğini söyledi. Guterres, “Yakın vadede 1,5°C dereceye ulaşma riskiyle karşı karşıyayız. Bu eşiğin aşılmasını önlemenin tek yolu acilen çabalarımızı hızlandırmak ve en iddialı yolu takip etmektir. Bu krize dayanışma ve cesaretle yanıt verirsek, kapsayıcı ve yeşil ekonomiler, refah, daha temiz hava ve daha iyi sağlık herkes için mümkün olacaktır” dedi.

Murat Ülker

ÇOK YETMEZ AZ BİTMEZ!

Bill Gates ve kitabına geri dönerken Murat Ülker’i de unutmamak gerekir. Ülkenin en zengini olarak liste başında bulunan Murat Ülker, profesyonel iş ağı olarak bilinen bir sosyal mecradaki kişisel hesabında önemli konulara ilişkin yazılar yayınlıyor. Onlardan biri de Gates’in kitabı üzerine…

“Bill Gates Ne Demek İstiyor? Sera Gazını Sıfırlamazsak Korona salgınından beter mi olacak sonumuz?” sorularına yanıt arayan Murat Ülker, kitap hakkında kapsamlı bir değerlendirmede bulunuyor ve şirket olarak ‘iklim değişikliği’ meselesini önemsediklerini vurguluyor. Ayrıca Murat Ülker, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden hareketle ülkemizde sera gazı salınımının son 20 yılda yüzde 85 arttığı ve 520 milyon tona ulaştığı bilgisini paylaşıyor. Bu rakamın, dünya genelindeki 51 milyar ton salınımın yüzde 1’ine denk geldiğini söylüyor. Yüzde 10 ile Çin’in başı çektiğini, yüzde 5 ile ABD’nin ikinci olduğunu ve ilk onda bulunan ülkelerin dünyadaki emisyonun yüzde 67,6’sından sorumlu olduğu verisini aktarıyor. Ülker, ‘Dünyada 100 şirket ise salınımın yüzde 70’inden sorumlu’ diyor ve yazısını şu ifadelerle tamamlıyor:

“Eğer iklim değişikliği meselesi doğru ise, ısınmanın nedeni insanoğludur ve sonuçlarından sadece neden olanlar değil herkes kısa sürede etkilenecektir. Gates’in dediği gibi fizik kurallarına karşı koyamayız ama onu tahmin edebilir ve sonuçlarından kaçınmak için önlem alabiliriz. Dere yatağına ev yaparsan, sonucuna katlanırsın… Sera gazını azaltmazsak hep birlikte sonucuna katlanacağız. Ama tabi Rabbim korusun, bir meteor düşse, bir yanardağ patlasa veya harbi umumi patlak verse tüm bu hassas karbon salınım hesapları altüst olmaz mı? Ben âcizane benim son sözüm olarak derim ki, tüm bunların ilacı insanın kendisindedir. Şayet insan doğası hilafına nefsini terbiye ederse israftan kaçınır ve kanaat ederse bu kadim dünyanın kısıtlı kaynakları hepimize rahatça yeter. Malum çok yetmez, az bitmezmiş.”

Kitabının ilk bölümünde (s.27) Bill Gates, ‘Neden Sıfır?’ sorusunu yanıtlıyor: …çok basit… Sera gazları sıcaklığı hapsederek yeryüzünün ortalama yüzey sıcaklığının yükselmesine neden oluyor. Gazın miktarı arttıkça sıcaklık da artıyor… Ve dünya ısındıkça insanların kalkınmak şöyle dursun, hayatta kalmaları bile zorlaşacak.

‘Zor olacak’ başlıklı ikinci bölümde (s.45) Gates, sıfır emisyona ulaşılacağına inandığını fakat bunun zor bir yolculuk olduğunu çünkü insan hayatının her anının sera gazı salınımıyla dolu olduğunu örnekliyor. Özellikle fosil yakıtlar vurgusu yaparken şöyle diyor:

fosil yakıtlar her yerdedir. Örnek olarak petrolü ele alalım: Dünya’da her gün 15 milyar litreden fazla petrol kullanılıyor. Bu kadar büyük miktarda kullandığınız bir üründen kolay kolay vazgeçemezsiniz. Dahası, fosil yakıtların her yerde olmalarının çok iyi bir nedeni vardır: Çok ucuzdur. Petrol gazozdan daha ucuzdur, ifadesinde olduğu gibi… Bunu ilk duyduğumda inanamadım, ama doğru. İşte hesap: Bir varil petrol 159 litredir. 2020’nin ikinci yarısında ortalama fiyat varil başına 42 dolardı, yani litresi 27 cent’e geliyordu. Bu arada, 8 litrelik gazoz 6 dolara satılıyor, bu da litre başına 75 cent demek. (s.47)

Gates’in kitabı 12 bölümden oluşuyor ve kalan 10 bölümde ‘Her iklim sohbetinde sorulması gereken beş soru’, ‘Fişi prize takınca’, ‘Nasıl imal ediyoruz’, ‘Nasıl yetiştiriyoruz’, ‘Bir yerden bir yere nasıl gidiyoruz’, ‘Nasıl serin tutuyor ve sıcak kalıyoruz’, ‘Daha sıcak bir dünyaya uyum sağlamak’, ‘Hükümet politikaları neden önemlidir’, ‘Sıfıra ulaşmak için bir plan’ ve ‘Her birimiz ne yapabiliriz’ başlıkları ele alınıyor. Toplam 253 sayfalık kitap, Mehmet Gürsel tarafından dilimize çevrilmiş, akıcı ve kaynak nitelikte bir yayın olarak okuyucuya çok yönlü bakış açısı sunuyor. Özellikle ‘iklim değişikliği’ konusunda kitap yazmasıyla ilgili Gates’in kendine yaptığı eleştiri rafine bir karakter yansıması çiziyor.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.