Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre obezite vakalarının 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının beklendiğini ifade eden Dr. Öztürk, bu tablonun sadece estetik bir kaygı değil; kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi birçok kronik rahatsızlığın temel kaynağı olduğunu vurguladı. Vücudun tüm sistemini sarsan bu kronik durumla mücadelenin profesyonel bir yaklaşım gerektirdiğini hatırlattı.
GLP-1 Hormon Tedavisi ve Doğru Uygulama YöntemleriHalk arasında "zayıflama iğnesi" olarak bilinen ve kullanımı giderek yaygınlaşan GLP-1 hormon tedavisine değinen Dr. Mahmut Öztürk, bu yöntemin ancak uzman bir hekim denetiminde güvenli olabileceğini belirtti. Bağırsaklardan doğal olarak salgılanan ve iştah mekanizmasını düzenleyen GLP-1 hormonunu taklit eden bu ilaçlar, tokluk hissini artırıp kalori alımını azaltarak sağlıklı bir kilo verme süreci sunmaktadır. Özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan veya obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler için geliştirilen bu tedavi, kişiye özel bir planlama ve sıkı bir doktor takibi ile uygulanmaktadır. Tedavi sırasında oluşabilecek bulantı gibi yan etkilerin genellikle geçici olduğunu ifade eden Öztürk, sürecin profesyonel yönetiminin kritik önem taşıdığını söyledi.
Son dönemde sosyal medyada bu tedavi yöntemi hakkında yayılan ve bilimsel temeli olmayan olumsuz paylaşımlara da dikkat çeken Uzm. Dr. Mahmut Öztürk, bireysel deneyimlere dayalı bu tür iddiaların yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Uygun hasta grubunda ve tıbbi gözetim altında uygulanan GLP-1 analoglarının etkinliğinin bilimsel olarak kanıtlandığını vurgulayan Öztürk, obezitenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve modern tıbbi imkanlarla başarılı sonuçlar alınabileceğini hatırlatarak açıklamalarını tamamladı.