Seminerde kadın çalışanlara kapsamlı bir sunum yapan Fakıoğlu, hastalığın dünyada yaygınlığına dikkat çekti. Her 8 kadından birinin yaşamının bir döneminde bu riskle karşılaşabileceğini belirten Fakıoğlu, erken tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Risk faktörleri detaylı anlatıldıFakıoğlu, meme kanserini tetikleyen başlıca risk unsurlarını şu başlıklarla aktardı:
Yaş ve cinsiyet: Risk yaşla birlikte artıyor, özellikle 50 yaş üstü kadınlar daha fazla risk altında Genetik faktörler: BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları riski ciddi oranda yükseltiyor Hormonal etkiler: Erken adet, geç menopoz ve hormon tedavileri riski artırabiliyor Yaşam tarzı: Obezite, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı önemli etkenler arasında Sağlıklı yaşam vurgusuSeminerde yaşam alışkanlıklarının hastalık üzerindeki etkisine de değinildi. Fakıoğlu, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin risk azaltmada önemli rol oynadığını belirtti. Meyve, sebze ve tam tahıl ağırlıklı beslenmenin yanı sıra sigara ve alkol tüketiminden uzak durulması gerektiğini ifade etti.
Erken teşhis hayat kurtarıyorErken teşhisin yalnızca yaşam süresini uzatmakla kalmadığını belirten Fakıoğlu, daha kolay ve etkili tedavi süreçlerinin önünü açtığını söyledi. Kadınların düzenli olarak kendi kendine muayene yapmasının ve tarama programlarına katılmasının önemine dikkat çekti.
Yeni tedavi yöntemleri umut veriyorTıptaki gelişmelere de değinen Fakıoğlu, kanser hücrelerini doğrudan hedef alan yeni nesil tedavilerin umut verdiğini belirtti. Kişiye özel tedavi yaklaşımlarının başarı oranını artırdığını ifade eden Fakıoğlu, sürecin sadece fiziksel değil psikolojik boyutunun da önem taşıdığını vurguladı.
“Aile ve sosyal destek iyileşme sürecinde büyük rol oynar. Gerekli durumlarda profesyonel destek almak hastaların süreci daha güçlü atlatmasını sağlar” dedi.