Türkoğlu, 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan bir dilekçede yer alan iddiaların ciddi nitelikte olduğunu belirterek, çalışanların belirli bir sendikaya üye olmaya zorlandığı, fazla mesai ücretleri, kıdem zamları ve bazı mali hakların sendika üyeliğiyle ilişkilendirildiği yönündeki iddiaların hukuk devleti ilkesi çerçevesinde açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle verilen önergede, Bakanlığa sendikal baskıya ilişkin herhangi bir başvurunun ulaşıp ulaşmadığı, iş müfettişlerince inceleme başlatılıp başlatılmadığı ve kamu çalışanlarının belirli bir sendikaya yönlendirilmesinin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında doğuracağı yaptırımlar soruldu. Ayrıca fazla mesai, kıdem zammı ve diğer mali hakların sendika üyeliğine bağlanmasının hukuki dayanağı ile son beş yılda kamu kurumlarında sendikal ayrımcılık nedeniyle yürütülen işlemler hakkında bilgi talep edildi.
İçişleri Bakanlığına sunulan soru önergesinde ise kamu görevlilerinin çalışanlar üzerinde sendikal baskı oluşturduğu ve bazı isim ile makamların bu süreçte kullanıldığı yönündeki iddialar gündeme getirildi. Türkoğlu, konuya ilişkin valiliklere veya kolluk kuvvetlerine ulaşan herhangi bir şikâyet bulunup bulunmadığını, disiplin süreçlerinin işletilip işletilmediğini ve kamu görevlileri hakkında uygulanabilecek idari yaptırımları sordu. Ayrıca son beş yılda sendikal baskı gerekçesiyle açılan disiplin soruşturmalarına ilişkin verilerin paylaşılması istendi.
Adalet Bakanlığına yöneltilen soru önergesinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 118'inci maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçuna dikkat çekildi. Türkoğlu, son beş yılda bu kapsamda açılan soruşturmaların sayısını, bunlardan kaçının kamu kurumlarında gerçekleştiğini ve TBMM'de yaşandığı öne sürülen olaylarla ilgili herhangi bir adli sürecin bulunup bulunmadığını sordu. Önergede ayrıca kamu görevlilerinin makamlarını kullanarak sendikal baskı uygulamalarının hangi suçları oluşturabileceği ve bu konuda yeni bir yasal düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığı da yer aldı.
Anayasa'nın güvence altına aldığı sendika özgürlüğünün hiçbir kamu kurumunda tartışma konusu yapılamayacağını belirten Selçuk Türkoğlu, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi demokratik temsilin merkezi olan bir kurumda dile getirilen iddiaların süratle araştırılması gerektiğini ifade etti. Türkoğlu, üç ayrı bakanlığa sunduğu soru önergeleriyle iddiaların idari, hukuki ve cezai boyutlarının açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyunun şeffaf şekilde bilgilendirilmesini talep etti.