ÖZEL HABER: Zeynep Sude YAVUZ
Uşak'ta başlayan bir yüzme kursu, bugün Türk spor tarihine geçen bir başarı hikâyesine dönüştü. Henüz 18 yaşında olmasına rağmen 400 metre serbestte Dünya Gençler Şampiyonu, 800 ve 1500 metre serbestte açık yaş dünya ikincisi olan milli yüzücü Bilge Kağan Yılgın, uluslararası arenada Türkiye'nin adını başarıyla duyuran özel sporcular arasında yer alıyor. Özel sporcu kimliğiyle dünya ve Avrupa'da elde ettiği derecelerle dikkat çeken Yılgın, yalnızca madalyalarıyla değil; azmi, disiplini ve vazgeçmeyen karakteriyle de örnek gösteriliyor.
Çocuk yaşta farklı spor branşlarını deneyen ancak aradığı motivasyonu suda bulan genç sporcu, Uludağ Gazetesi'ne verdiği özel röportajda başarıya uzanan yolculuğunu, görünmeyen emeğini ve Türk bayrağını dalgalandırdığı anlarda yaşadığı gururu anlattı.
"Araştırmayı seven, eğlenceli biriyim"Kamuoyu onu dünya şampiyonu kimliğiyle tanıyor. Ancak Bilge Kağan Yılgın, havuzun dışındaki hayatını anlatırken samimi yönünü de ortaya koyuyor.
"Sosyal hayatımda eğlenceli ve hoş sohbet biriyim. Araştırmacı bir kişiliğim var."
Başarılarının arkasında yalnızca fiziksel performansın değil, öğrenmeye ve gelişmeye açık bir karakterin de bulunduğu bu sözlerle ortaya çıkıyor.
Aradığı motivasyonu suda bulduBilge Kağan'ın spor yolculuğu aslında yüzmeyle başlamadı. 7 yaşında fazla kilolarından kurtulması için ailesi tarafından okçuluk, boks, güreş, tenis ve kickboks gibi birçok branşa yönlendirildi. Ancak bu sporların hiçbirinde kendini ait hissetmedi.
Hayatını değiştiren dönüm noktası ise 8 yaşında başladığı yüzme kursu oldu. Sadece bir haftada yüzmeyi öğrenmesi, antrenörünün dikkatini çekti ve kısa sürede lisanslı sporculuk yolculuğu başladı.
Yılgın, yüzmenin kendisi için neden vazgeçilmez olduğunu şu sözlerle anlatıyor:
"Bu sporların hepsini deneyimledim fakat aradığım motivasyonu hiçbirinde bulamadım. Yüzme bende bambaşka bir yer oluşturdu. Kendimi keşfetmemi sağladı. Suyun içinde kalmayı sevmemin en önemli nedenleri motivasyon, rekabet ve sürekli değişen dengeler. Bir de disiplin... Bu üçü benim vazgeçilmezim."
Türkiye şampiyonluklarından dünya zirvesineHenüz 10 yaşında katıldığı ilk Türkiye Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Bilge Kağan, sonraki yıllarda tam 78 Türkiye şampiyonluğu elde etti.
Bu istikrarlı yükseliş, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu'nun dikkatini çekti ve Tayland'da düzenlenen Virtus Dünya Yüzme Şampiyonası'na davet edildi.
İlk uluslararası organizasyonunda 400 metre serbestte Dünya Gençler Şampiyonu olarak Türkiye adına tarihi bir başarıya imza atan genç sporcu, ardından 800 ve 1500 metre serbestte açık yaş kategorilerinde dünya ikincilikleri kazandı.
Başarı zinciri bununla da sınırlı kalmadı. Bu yıl Polonya'da düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 800 ve 1500 metre serbestte Avrupa şampiyonu olarak kariyerine iki önemli altın madalya daha ekledi.
"Kırılma anım dünya şampiyonluğu oldu"Kariyerindeki en önemli dönüm noktasını anlatırken o günü hâlâ aynı heyecanla hatırlıyor.
"Dünyadaki tüm yüzücüler arasında 400 metrede rakiplerimi geçerek şampiyon olmam, ardından 800 ve 1500 metrede dünya ikincisi olmam kariyerimin kırılma noktasıydı. Bu yıl Polonya'da Avrupa Gençler'de 800 ve 1500 metrede Avrupa şampiyonu olarak o başarıları taçlandırdım."
Bu sonuçlar, onu yalnızca gelecek vadeden bir sporcu olmaktan çıkarıp dünya çapında söz sahibi bir milli yüzücü konumuna taşıdı.
Sabah 05.00'te başlayan mücadeleMadalya kürsüsüne çıkmanın arkasında ise herkesin görmediği yoğun bir çalışma temposu bulunuyor.
Bilge Kağan, haftada 50-60 kilometre yüzüyor. En yoğun günlerinde sabah saat 05.00'te havuza girerek güne başlıyor. 05.00-07.00 arasında yüzme antrenmanı, öğlen fitness çalışması ve akşam yeniden havuz...
"Sabah 05.00'te başlayan antrenmanla güne başlıyorum. Öğlen fitness yapıyorum, akşam tekrar havuza giriyorum. Bunları gerçekleştirmek kolay değil. Sabır, kararlılık, devamlılık ve disiplin gerektiriyor."
Bu yoğun tempo, Yılgın'ın dünya ve Avrupa kürsülerine uzanan başarısının ardındaki en büyük gücün disiplin ve istikrarlı çalışma olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bugün çocukluk yıllarındaki kendisine seslenebilse ne söyleyeceği sorulduğunda cevabı oldukça anlamlı oluyor.
"Verdiği karardan dolayı onu tebrik ederdim. Bu yolda devam etmesini söylerdim."
Belki de bugün dünya şampiyonluğuna uzanan hikâyenin en önemli cümlesi tam da bu.
Genç sporculara üç altın tavsiyeBilge Kağan, kendisini örnek alan gençlere de üç önemli mesaj veriyor.
"İlk olarak azimli ve kararlı olsunlar. İkinci olarak yaptıkları işi sevsinler. Üçüncü olarak da umutsuzluğa düştüklerinde o duygudan çıkmayı başarsınlar."
Ona göre başarı, yalnızca fiziksel güçten değil; zihinsel dayanıklılıktan ve vazgeçmemekten geçiyor.
"İstiklal Marşı'nı dünyaya dinletmek tarif edilemez"Röportajın en duygusal anı ise Türk bayrağını temsil ettiği anları anlatırken yaşanıyor.
"Bayrağımı ve ülkemi başarıyla temsil etmenin onurunu yaşıyorum. İstiklal Marşı'mızı çaldırmak, tüm ülkelere dinletmek bana tarif edilemez bir gurur yaşattı."
Henüz 18 yaşında olmasına rağmen dünya ve Avrupa şampiyonluklarıyla Türk sporuna önemli katkılar sunan Bilge Kağan Yılgın'ın hikâyesi, yalnızca kazanılan madalyaların değil; sabrın, disiplinin ve inancın da hikâyesi olarak öne çıkıyor. Uşak'ta başlayan bu yolculuk, bugün dünya kürsülerine uzanırken, genç milli sporcu her kulaçta Türkiye'nin adını uluslararası arenada gururla taşımaya devam ediyor.