Akademisyenler ve dil uzmanlarının katıldığı programda, Bursa’nın Türkçenin gelişimindeki tarihî rolü ile günümüzde yaşanan dil sorunları ele alındı.
HABER: Zeynep Sude YAVUZ
Panel öncesinde Uludağ Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan konuşmacılar, Bursa’nın yalnızca tarihî ve mimari kimliğiyle değil, Türkçeye yaptığı katkılarla da önemli bir şehir olduğuna dikkat çekti.
Panelistlerden Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Bursa’nın Türk sözlükçülüğü açısından özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Bursa’nın Osmanlı’ya başkentlik yapan önemli bir merkez olduğunu belirten Akalın, Lami Çelebi ve Ahmet Vefik Paşa gibi isimlerin Türk dili açısından önemli eserler ortaya koyduğunu ifade etti. Ahmet Vefik Paşa’nın “Lehçe-i Osmani” adlı sözlüğünün Türkçeden Türkçeye hazırlanan ilk sözlüklerden biri olduğunu vurgulayan Akalın, eserin Türk dili tarihi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Panel Koordinatörü, Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Şahin ise Bursa’nın Türkçenin gelişiminde önemli bir merkez olduğunu söyledi. Şahin, Bursa’nın devlet dili ve edebiyat dili olarak Türkçenin şekillenmesine büyük katkı sunduğunu belirterek, harf devrimi sürecinde de Bursa’nın aktif rol üstlendiğini ifade etti. Atatürk’ün Bursa ziyaretleri ve millet mektepleri üzerinden yürütülen çalışmalara değineceklerini belirten Şahin, panelde Balkanlar’daki Türkçe etkisi ile Bursa’daki tabela ve sokak isimlerindeki yabancılaşmanın da ele alınacağını söyledi.
Prof. Dr. Lindita Xhanarı da Balkanlar’da Türkçenin etkisine dikkat çekti. Türkçenin yaklaşık 500 yıl boyunca Balkan dillerini etkilediğini ifade eden Xhanarı, bugün de Balkan ülkelerinde Türkçe kökenli binlerce kelimenin günlük yaşamda kullanılmaya devam ettiğini belirtti.
Türk Dil Kurumu Uzmanı Belgin Aksu ise programda Türkçenin doğru kullanımı üzerine değerlendirmeler yapılacağını söyledi. Aksu, alanında uzman isimlerle birlikte Türk dili üzerine kapsamlı bir panel gerçekleştireceklerini ifade etti.
Doç. Dr. Hasene Aydın da Bursa’daki iş yeri, cadde ve sokak isimlerinde yaşanan yabancılaşmaya dikkat çekti. 2007-2010 yılları arasında yapılan çalışmalarda tespit edilen sorunların bugün de devam ettiğini belirten Aydın, özellikle tabelalarda Türkçe kullanımının giderek zayıfladığını söyledi. Aydın, resmî kurumların bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Balkan Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Ayla Hafız Küçükusta ise Bursa’nın Balkan kimliğine vurgu yaptı. Balkanlar’da Türkçenin tarihsel gelişimini anlatacağını belirten Küçükusta, gençlerin bu konuda daha fazla bilgi edinmesinin önemli olduğunu söyledi.
Panelde yapılan değerlendirmelerin, Türkçenin doğru ve bilinçli kullanımına yönelik farkındalık oluşturmasının yanı sıra Bursa’nın dil ve kültür mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunması hedefleniyor.