Özdemir, özellikle Karacabey Ovası üzerindeki sanayi baskısına dikkat çekerek, verimli tarım topraklarının gelecek nesiller için korunması gerektiğini söyledi.
HABER : Zeynep Sude YAVUZ
Karacabey Ovası’nın Türkiye’nin en önemli tarım bölgelerinden biri olduğuna işaret eden Özdemir, bölgenin yıllardır gıda sanayisinin merkezi haline geldiğini belirtti. Gıda fabrikalarının ovaya yakın konumlandığını hatırlatan Özdemir, bunun temel nedeninin bölgedeki yüksek tarımsal üretim kapasitesi olduğunu ifade etti.
Yeni organize sanayi bölgelerinin tarım alanları üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Özdemir, “Karacabey Ovası bütün gıda fabrikalarının geldiği yer. Çünkü burada çok verimli topraklar var. Şimdi yeni organize sanayi bölgeleriyle bu alanları Bandırma’ya kadar götürmek istiyorlar. Elli yıl sonra çocuklarımız domates, biber, patlıcan yerine fabrikaların ürettiği ürünleri mi yiyecek?” dedi.
Sanayi yatırımlarının beraberinde yeni nüfus ve konut ihtiyacı getirdiğini vurgulayan Özdemir, bunun da tarım alanları üzerindeki baskıyı artıracağını söyledi. Yeni sanayi bölgelerinin trafik, çevre kirliliği ve göç gibi etkiler oluşturduğunu belirten Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi demek yeni nüfus yükü demek. Yeni nüfus demek yeni konut ihtiyacı demek. Yeni konut ihtiyacı da yeni imarlı alan baskısı oluşturuyor. Sonunda tarım alanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.
Tarımın sürdürülebilir olması için çiftçinin üretimden gelir elde etmesi gerektiğini de vurgulayan Özdemir, üreticinin toprağını koruyabilmesinin yolunun ekonomik olarak güçlenmesinden geçtiğini ifade etti. Tarım alanlarının korunmasının yalnızca çiftçilerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten Özdemir, Karacabey Ovası’nın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.