Yaşanan bu üzücü olayları şiddetle kınadığını belirten Sefa Yılmaz, hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet dilerken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için çocukların güvenli bir çevrede eğitim görmesinin en temel sorumlulukları olduğunu vurguladı.
Eğitim Kurumlarında Güvenlik Önlemleri ArtırıldıOkul çevrelerindeki denetimlerin sıkılaştırıldığını ifade eden Sefa Yılmaz, Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın öncülüğünde zabıta ekiplerinin öğrencilerin huzurunu kaçırabilecek her türlü olumsuzluğa karşı teyakkuzda olduğunu belirtti. Milli Eğitim Müdürlüğü, okul idareleri ve emniyet birimleriyle koordineli bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, çocukların sadece derslerine odaklanabileceği güvenli bir Osmangazi inşa etmek için kararlılıkla hareket ettiklerini söyledi. Ayrıca belediyenin geçtiğimiz ayki çalışmaları hakkında bilgi verirken, Bursaspor’un şampiyonluk başarısını da kutlayarak kulübün her zaman destekçisi olacaklarını yineledi.
Tarihi Hanlar ve Ruhsat TartışmalarıMeclisin bir diğer önemli gündem maddesi ise Koza Han başta olmak üzere tarihi çarşı bölgesindeki ruhsat ve mülkiyet sorunları oldu. Son dönemde Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün birçok taşınmazı belediye mülkiyetinden alarak kendi bünyesine kattığını açıklayan Yılmaz, belediye bütçesi ve halkın vergileriyle restore edilen binaların el değiştirmesine dikkat çekti. İlim Yayma Cemiyeti’nin kullandığı binanın da bu kapsamda Vakıflar mülkiyetine geçtiğini belirten Yılmaz, Koza Han, Fidan Han ve Pirinç Han gibi noktalarda geçmiş dönemlerden kalan kapatma kararlarının uygulanması yönünde baskı gördüklerini, kanuni zorunluluklar nedeniyle bu kararları uygulamak durumunda kaldıklarını ifade etti.
Geçmişin Yükü ve Vakıflar Yasası EleştirisiBelediye Başkan Vekili Yılmaz, yıllar önce yapılmış imalatların faturasının bugün kesilmesinin esnafı mağdur ettiğini savundu. Özellikle 1996 yılına ait bir yıkım kararının 2026 yılında uygulanmasının istenmesi gibi çarpıcı örnekler veren Yılmaz, geçmiş yönetimler döneminde göz yumulan veya çözülmeyen sorunların bugün toplu bir şekilde önlerine getirilmesinin işleyişi zorlaştırdığını söyledi. 2008 yılında Vakıflar Kanunu’nda yapılan değişikliğin, aslında metruk yerleri ayağa kaldırmayı amaçladığını ancak bugün belediyelerin emek vererek ihya ettiği yerlerin elinden alınması için bir araç olarak kullanıldığını belirterek bu durumun adil olmadığını dile getirdi.