bursagorus.com.tr

Bursa'nın sanayi bölgeleri deprem riskiyle karşı karşıya

Yerel

Bursa Teknik Üniversitesi'nde (BTÜ) düzenlenen seminerde, Kahramanmaraş depremlerinden çıkarılan dersler ışığında Bursa sanayisinin deprem riskleri değerlendirildi. Uzmanlar, olası bir depremde kentte 500'ün üzerinde sanayi yapısının hasar görebileceğini belirterek, özellikle Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi bölgelerinin yüksek risk taşıdığına dikkat çekti.

BTÜ ev sahipliğinde, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen "Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliğine İlişkin Çıkarılan Derslerin Bursa'ya Yansıması" seminerinde akademisyenler, kamu kurumları, sanayi temsilcileri ve Japon uzmanlar bir araya geldi.

"Depremin Bursa sanayisine etkisi Türkiye'yi de etkiler"

Seminerin açılışında konuşan JICA Türkiye Ofisi Program Sorumlusu Aylin Çelik Korkut, Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu belirterek, kentte yaşanabilecek üretim kayıplarının yalnızca Bursa'yı değil tüm ülkeyi etkileyeceğini söyledi.

Yaklaşık üç yıldır yürütülen Dirençli Bursa Projesi kapsamında yalnızca yapı güvenliğinin değil, üretimin devamlılığı, tedarik zinciri ve ekonomik sürdürülebilirliğin de ele alındığını vurgulayan Korkut, organize sanayi bölgelerinde iş sürekliliği planlarının önemine dikkat çekti.

Sanayi yapılarının beşte biri eski yönetmeliğe göre yapıldı

Seminerde sunum yapan Dr. Masashi Inoue, Bursa'daki 13 organize sanayi bölgesinde bulunan yaklaşık 2 bin 666 sanayi yapısını incelediklerini belirterek, bu yapıların yaklaşık yüzde 20'sinin 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini ifade etti.

Senaryo analizlerine göre Bursa'da 500'den fazla sanayi yapısının depremde hasar görebileceğini kaydeden Inoue, en yüksek riskin Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi bölgelerinde bulunduğunu söyledi. Inoue, eski yapıların güçlendirilmesi ve iş sürekliliği planlarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Üretimi sadece bina hasarı durdurmuyor

JET uzmanlarından Dr. Seda Şendir Torisu ise Kahramanmaraş depremlerinin ardından yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşarak, üretim kayıplarında yalnızca bina hasarlarının değil; makine, ekipman, ürün kayıpları ve iş gücü eksikliğinin de önemli rol oynadığını ifade etti.

Torisu, iş sürekliliği planı hazırlayan, düzenli tatbikat yapan, veri yedekleme sistemleri kuran ve ekipmanlarını güvence altına alan işletmelerin deprem sonrasında üretime çok daha hızlı dönebildiğini belirtti.

"2000 öncesi yapılar öncelikli ele alınmalı"

BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan da özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen sanayi yapılarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prefabrik yapılarda kolon, kiriş bağlantıları ve cephe panellerinde ciddi hasarlar oluşabildiğini belirten Bayhan, çelik çaprazlarla güçlendirme, enerji sönümleyici sistemler ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemine dikkat çekti.

Deprem sonrası üretimin sürdürülebilmesi için yalnızca binaların ayakta kalmasının yeterli olmadığını vurgulayan Bayhan, elektrik, su, haberleşme ve lojistik altyapısının kesintisiz işlemesinin de iş sürekliliği açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.