banner32

banner19

Üründen İnsana Bir Cennet Modeli

Ürün ve hizmet ile başlayan kalite sürecinin, bugün yaşam ve düşünce kalitesine evrildiğini vurgulayan Kalder Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Emin Direkçi, EFQM modelinin önemini belirterek “Her kurum mükemmellik modeliyle çalışıyor olsa cenneti dünyada yaşarız” ifadelerini kullandı.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI 17.05.2022, 10:04
Üründen İnsana Bir Cennet Modeli

Haber: N. Nuri Yavuz

Üründe, hizmette kaliteden artık düşüncede, yaşamda kaliteye ve en nihayetinde de ‘kaliteli insan’ fikrine evrilen yaklaşım, giderek yaygınlaşıyor. Ait olduğu topluma, yaşadığı kent ve ülkeye; daha geniş bağlamda da dünyaya karşı sorumluluklar üstlenen insanı özetleyen ‘kaliteli insan’ yetiştirmek için eğitim önünde fırsat eşitliği, adalete erişimde eşitlik ve ekonomik refah büyük önem arz ediyor. Fakat içinde bulunduğumuz yüzyılın bir takım kitlesel unsurları, sosyokültürel erozyona neden oluyor; ahlak, etik, dürüstlük gibi bir takım erdemlerde aşınmaya sebebiyet veriyor. Bu da ‘kaliteli İnsan’ fikrine olumsuz etki ediyor. İşte bu bağlamda Kalder Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Emin Direkçi ile Kalder ve kalite üzerine söyleştik…

  • Kalder hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye Kalite Derneği (Kalder), İstanbul merkezli olarak 32 yıldır faaliyet gösteriyor. Kalder’in Bursa’nın yanı sıra Ankara, Eskişehir, İzmir ve Kayseri’de şubeleri bulunuyor. Kalder’in ülke genelinde yaklaşık 2 bin, Bursa’da ise 400 civarında üyesi aktif rol alıyor. Üye profili; kamu ve özel kuruluşların yanında bireylerden katılımından oluşuyor. Avrupa Birliği (AB) sürecindeki Türkiye’nin ‘kalite’ başlığında da entegre olma felsefesinden hareketle kurulan Kalder, Avrupa’daki EFQM (European Foundation for Quality Management/Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı) sürecinin ulusal iş birliği ortağıdır.

  • Nedir EFQM?

EFQM, bir mükemmellik modelidir. Türkiye’de bu modeli yöneten Kalder’dir. Biz, bu modeli ülkeye yaymaya çalışıyoruz.

  • Nasıl?

Rol model kurumlar ortaya çıkarıyoruz. EFQM modeliyle çalışmak isteyen kurumlar, ‘Ulusal Kalite Hareketi’ne dâhil oluyor. Ve süreç zaman içinde ilerliyor. Bu kısa bir yolculuk değil. Şirketin potansiyeli ve yönetimin yaklaşımı da önemlidir. Model, hangi sektörde olursa olsun her kuruma aynı soruları soruyor. Model önce bir öz değerlendirme yaptırıyor. Sonra bir stratejik plan oluşturulmasını sağlıyor. Ve vizyon, misyon ve değerleri gözden geçirip rota belirlenmesine yardımcı oluyor. Doğru bir liderlikle, kaynakları etkin kullanarak ve paydaşları da gözeterek ölçülebilir hedefler belirleniyor. Buna ‘kritik performans göstergeleri’ diyoruz. Bir de sloganımız var; ölçmediğin bir şeyi iyileştiremezsin. Belirlenen hedefler, grafiklerle periyodik olarak takip ediliyor. Sonuç olarak yönetimin, çalışanları, tedarikçilerin ve müşterilerin memnuniyeti sağlanıyor. Bir de topluma fayda sağlanıyor.

  • Süreç hangi kurum ve kuruluşlarla başladı?

Önce özel kuruluşlarla ve ürün kalitesiyle başladı. Daha sonra kamu kurumları işin içine girdi ve süreç hizmet kalitesine evrildi. Şimdi sürecin içerisinde hem bireyler hem de çok farklı kurumlar var: TBMM, Türk Hava Yolları (THY), bankalar, sayısız belediye ve iştirakleri, okullar, bazı kamu kuruluşları, üniversiteler…

  • Model kendini yeniliyor mu?

3 yıl önce bir güncelleme oldu. İki yeni başlık eklendi. Biri Sürdürülebilirlik ile ilgili başlıklar, diğeri de Global Compact denen ‘Küresel İlkeler Sözleşmesi’dir. EFQM modeli, 8-9 ana başlık 30-35 alt başlıkta kurumlara sorular soruyor.

  • Siz nasıl bir rol üstleniyorsunuz?

Kurumların rehberlik hizmeti alması için aracı oluyor ve doğru kişilerle buluşmalarını sağlıyoruz. Her kurum mükemmellik modeliyle çalışıyor olsa biz cenneti dünyada yaşarız.

  • EFQM, kurum ve kuruluşlara ne sağlıyor?

Bu modelle çalışan kuruluşlar, zaman içerisinde varlıklarını, ciroları ve itibarlarını artırıyor; kayıplarını azaltıyorlar. Kamu da itibarını artırıyor, iş süreçlerini hızlandırıyor. Tüm kurumlar, paydaşlarını mutlu ve memnun etmek için uğraşıyor. Bu paydaşların içerisinde kuruluşun sahipleri, çalışanları, tedarikçileri ve müşterileri var. Ürün ve hizmet ile başlayan kalite süreci, bugün yaşam ve düşünce kalitesine evrildi.

Geçen sene Türkiye Mükemmellik ödülünü, Bursa’daki Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) aldı. Başka özel kurumlar da vardı ama onlar, Türkiye Büyük ödülünü aldılar. Şuanda o okula ziyaretçi akını oluyor. Farklı illerden oraya ‘bu işi nasıl yapıyorsunuz?’ diye gelenler var. Bu okulların giriş puanı artıyor, mezunları hemen iş buluyor, öğrencilerini yurtdışı staja gönderebiliyor. Bu süreçte mükemmellik modelinin çok büyük bir katkısı var.

  • Süreç nasıl ilerliyor?

Bu model tüm kalite yöntemleri ve iyileştirme araçlarıyla barışık ve iç içedir. Biz, sürece değerlendirme süreci diyoruz. Ve bu süreci değerlendiren arkadaşlarımıza ‘denetçi’ demiyoruz, ‘değerlendirici’ diyoruz. Bunun yanında bir de ödül sürecimiz var. EFQM sürecine giren kuruluşlar, ödül sürecine de girebiliyor ki her yıl 3 ile 5 firma bu sürece dâhil oluyor. Biz, Türkiye ve Bursa’da mükemmellik ödülleri veriyoruz. Avrupa’da da verilen mükemmellik ödüllerinin bir parçasıyız. Bursa, hem ülkemiz de hem de Avrupa’da birçok finalist ve ödül alan kurum çıkardı.

  • Eğitim çalışması yapıyor musunuz?

Kalder’in güçlü kaslarından biri de eğitimdir. Bursa’da Kalder Akademi olarak 200’ün üzerinde başlıkta eğitimler veriyoruz. Talep giderek artıyor. Bu eğitimleri artık çalıştay formatında yapmaya başladık. Eğitimleri, Kalder Evi’de düzenliyoruz.

  • Yönetim nasıl belirleniyor?

Kalder’in yönetimi iki yılda bir seçimle belirleniyor. Gönüllülük esasına göre çalışıyor. Yönetim içerisinde Bursa’da çok güçlü kurumların yöneticileri yer alıyor. Biz, sadece asil üyeler değil, yedek üyeler ve denetim kurulu üyeleri de dâhil her ay toplam 20 kişiyle yönetim toplantıları yapıyoruz. Katılım da yüzde 80-90 seviyelerinde gerçekleşiyor. Kalder Türkiye Yönetim Kurulu’nda da Bursa üç kişiyle temsil ediliyor. Orada da etkin bir katılım sağlıyoruz. Öte yandan çevre ve iş güvenliği, eğitim, sağlık ve teknoloji konularında farklı uzmanlık gruplarımız var. Bu gruplar gönüllü üyelerimizden oluşuyor. Ayda bir buluşarak bazı etkinlikler düzenlemek, bazı mesajlar vermek veya farkındalık yaratmak için oluşturduğumuz gruplardır.

  • Bir de ‘Kalite ve Başarı Sempozyumu’nuz vardı. Devam ediyor mu?

Bu yıl 25-26 Mayıs’ta 19’uncu ‘Kalite ve Başarı Sempozyumu’nu ‘Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Başaracağız’ temasıyla gerçekleştireceğiz. 25’inde sempozyumu çevirim içi, 26’sında ödül törenini yüz yüze gerçekleştireceğiz. Bu sene ödül sürecimize katılan 4 kurum var: Hitachi Astemo Türkiye, Bandırma Belediyesi, Nilüfer Anadolu İmam Hatip Lisesi, Yıldırım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.

  • Sosyal sorumluluk çalışması yapıyor musunuz?

8 yıl önce başlattığımız ‘Saklamıyorum, paylaşıyorum’ projemiz var. Bu da evde bulunan ve artık kullanılmayan kitap ve oyuncakları Kalder’in kumbaralarına ulaştırmaktır. Burada toplanan kitap ve oyuncakları, ülkemizde bunlara erişmekte zorlanan okullara gönderiyoruz.

Yine 8 yıl önce yerelde karikatür yarışması düzenlemeye başladık ve sonra uluslararası ölçe erişti. Uluslararası Kalder Karikatür Yarışması’nı Anadolu Karikatürcüler Derneği ile beraber düzenliyoruz. Mesela geçen yıl bu yarışmaya 56 ülkeden 900’e yakın karikatür katıldı. Yarışmamız, Türkiye’de sürdürülebilen üçüncü yarışmadır. Son iki yılın ilk üçü yabancılardan oluştu. Geçen yılın birinci ve üçüncüsü Ukrayna’dan çıktı. Yarışmada derece yapan eserleri, dijital platformlarda paylaşıyor ve halka açık alanlarda sergiliyoruz.  

Bir de Kalder Ormanı oluşturduk. Göynüklü sırtlarında 10 bin ağaca kadar genişleyebilecek bir alan kurduk. Bizi ziyaret eden ya da bizim ziyaret ettiğimiz kişilere, bu alanda kendi adlarına 7 ağaç dikilmiş olduğunu simgeleyen bir plaket takdim ediyoruz.

Üniversite öğrencilerinden oluşan ‘Genç Kal’ diye bir topluluğumuz var. Kalder Evi, onlara 24 saat açık. Gelip burada kendi içlerinde eğitim, konferans ve etkinlik düzenliyorlar. Üniversitenin son sınıfında veya yeni mezun olan 25-30 kişilik genç gruplara, 17 farklı kalite başlığında 6-7 hafta sonu süren sertifika programı düzenliyoruz. Bu sertifikalar, gençlerin iş bulmalarında avantaj sağlıyor.

  • Bursa’da kurumlarla ne düzeyde iş birliğiniz var?

İş birliği yaptığımız kurumlar oluyor. Sempozyumu, BUSİAD ile düzenliyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile geçmişte yoğun iş birliğimiz vardı, bir dönem sekteye uğradı. Şimdi rektörümüzün de yaklaşımıyla iş birliklerimiz artıyor. BTSO ile 2 yılda bir mükemmellikle ilgili iyi uygulamaların paylaşımını sağlayan bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin Bursa temsilcisi Yeşim Grup, BUİKAD ve BUSİAD’ın oluşturduğu ‘Kadının Güçlendirme Platformu’ paydaşıyız. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile çok güzel projelerimiz var. Her yıl en az iki okulumuz sürecin içerisine katılıyor. Sanayi kuruluşlarının birçoğuyla iletişim halindeyiz.

  • Türkiye’de kaliteye yaklaşımın ve algının doğru olduğunu düşünüyor musunuz?

Genel anlamda doğru olmadığını düşünüyorum. Bu iş eğitimden başlıyor. Ülke olarak müfredatı, eğitimcileri ve eğitim ortamını iyileştirmek zorundayız. Ama biz tam tersini yapıyoruz. Bu 3 unsur iyileşeceği yerde bozuluyor. Bugün hayatın içerisinde sorumluluk alanlar, bu eğitim düzeninden geliyor. Eğitimde matematik, tarih, felsefe, dil öğretmenin yanında ki bunu dahi beceremiyoruz, bunun dışında çocuklara ahlaklı bir insan olmayı öğretiyor olmamız lazım. Toplum içinde güçlü bir birey, sorumluluk sahibi bir yurttaş olmayı hatta dünya vatandaşı olmayı öğretiyor olmamız gerekiyor.  Ülkede eğitim tamamıyla parasız olmalıdır.

  • Günlük hayatta da kaliteye bakışı etkileyen faktörler var mı?

Kitle iletişim araçlarında özellikle televizyon ve telefondaki bir takım içerikler, çocuklarımızı ve insanlarımızı yozlaştırıyor. Bir dizide insanların birbirini nasıl katlettiğini ve dolandırdığını gösterir ve bunu sürekli topluma enjekte ederseniz insanlar, bunu hayatın bir parçası zanneder. Bu o insanların günlük hayat pratiklerine dönüşür. Bu aslında bir kalitesizlik sorunudur. Biz, aslında ne ekiyorsak onu biçiyoruz.

  • Sizin öneriniz nedir?

Eğitim için benim önerim tıpkı köy enstitüleri gibi artık kent enstitüleri kurulmasıdır. Düzgün bir müfredatla insanlara teorinin yanında uygulamanın da anlatılması gerekiyor. Bunun yanında bizim iyilik hareketlerine ihtiyacımız var. Ama biz ticari ve ahlaki bir çöküntü yaşıyoruz. Aslında biz, mükemmellik modelimizle bu tahribatı onarıyoruz. Ekonomik olarak sıkıntı yaşayan bir ülkeyiz. Çünkü iyi yönetilemiyoruz. Bizi yönetenler de bu eğitim sürecinden geçiyor ve bizden insanlar. Ama yönetim kademesinde etik ve ahlaki değerler çok önemlidir.  Bir başka konu da adalettir. Herkese eşit ve hızlı adaletin tesis edilmesi gerekiyor. Eğitim ve adaleti düzelttiğiniz de ekonomi de düzelir, itibar da artar. Eğitimde fırsat eşitliği ve adalet önünde eşitlik sağlanmalıdır. Bu ülke yönetiminin iradesiyle alakalıdır. Türkiye, ‘önce Türkiye’ demeli ve dışa bağımlılığı azaltmalıdır. Bu gidişatı durduracak olan güç, güçlü iradeye sahip yönetimlerdir.

Yorumlar (0)
banner34
Namaz Vakti 02 Temmuz 2022
İmsak 03:36
Güneş 05:31
Öğle 13:13
İkindi 17:11
Akşam 20:44
Yatsı 22:31
29
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31