Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın mutabakat metnini onayladığını açıklarken, İran Dışişleri Bakanlığı da anlaşmanın iki ülke liderleri tarafından imzalandığını doğruladı. Böylece taraflar, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri faaliyetlerin durdurulması yönünde ilk resmi adımı atmış oldu.
Mutabakat kapsamında ABD ve İran, birbirlerine karşı askeri güç kullanmama, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme, iç işlerine müdahale etmeme ve kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak için müzakereleri sürdürme taahhüdünde bulundu. Nihai anlaşmanın en geç 60 gün içerisinde tamamlanması hedeflenirken, sürenin karşılıklı mutabakatla uzatılabileceği belirtildi.
Anlaşmada dikkat çeken maddeler arasında ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırması, yaptırımların kademeli olarak sona erdirilmesi ve İran’a ait dondurulmuş varlıkların kullanımının açılması yer aldı. İran ise Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin yeniden güvenli şekilde sağlanması için gerekli düzenlemeleri yapacağını bildirdi.
Mutabakat ayrıca İran’ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdünü yeniden teyit ederken, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğine ilişkin konuların Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde ele alınmasını öngörüyor. Taraflar, nihai anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek ortak bir mekanizmanın kurulması konusunda da uzlaşmaya vardı.
Öte yandan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, “İslamabad Mutabakat Anlaşması” olarak adlandırılan sürecin elektronik imzalarla resmen başlatıldığını açıkladı. Şerif, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik girişimlerin anlaşmanın şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirterek, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır’a da katkılarından dolayı teşekkür etti.
Tarafların, teknik düzeydeki görüşmeleri sürdürmek amacıyla 19 Haziran’da İsviçre’de bir araya gelmesi beklenirken, bölgesel ve uluslararası kamuoyu gözlerini 60 gün içinde sonuçlandırılması planlanan nihai anlaşma sürecine çevirdi.