Oysa iş hukuku, yalnızca işvereni değil, işçiyi de koruyan kurallardan oluşur ve bazı durumlarda kendi isteğiyle işten ayrılan bir işçi de kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki normal şartlarda iş sözleşmesini herhangi bir haklı neden olmaksızın istifa ederek sona erdiren işçi kıdem tazminatı alamaz. Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır. İş Kanunu, işçinin çalışma koşullarının ağır şekilde ihlal edildiği bazı durumlarda iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine imkân tanımaktadır. Böyle bir durumda işçi istifa etmiş gibi görünse de hukuken "haklı nedenle fesih" söz konusu olduğundan kıdem tazminatını talep edebilir.
Çalışma hayatında en çok merak edilen, kulaktan kulağa yanlış bilgilerin yayıldığı konulardan biri de istifadır. "Kendi isteğimle ayrılırsam hiçbir şey alamaz mıyım?" ya da "Patron 'istifanı yaz, paranı vereceğiz' dedi, ne yapmalıyım?" gibi sorular her gün binlerce işçinin kafasını kurcalıyor. Gelin, Yargıtay’ın emsal kararlarıyla bu işin aslı nedir, tane tane anlatalım.
Öncelikle şunu bilelim; iş hukukumuzda genel kural şudur: Eğer hiçbir haklı nedeniniz yokken "Ben sıkıldım, başka işe geçiyorum" diyerek istifayı basıp giderseniz, ne kıdem tazminatı ne de ihbar tazminatı alabilirsiniz. Yargıtay’ın yerleşik kararları (Örneğin: 22. Hukuk Dairesi ve 9. Hukuk Dairesi sayılı kararları) bu konuda çok katı. Yani sebepsiz istifa, tazminat kapısını kapatır.
İstifa etseniz bile kıdem tazminatınızı alabileceğiniz durumlar "haklı nedenler" olarak adlandırılır. Eğer işyerinde haklarınız yeniyorsa, aslında siz istifa etmiyorsunuzdur; işveren sizi buna zorluyordur.
Maaşınız Gecikiyorsa: Maaşınızın veya fazla mesai ücretlerinizin ödenmemesi, eksik yatırılması en büyük haklı fesih nedenidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin kararında belirttiği gibi; alacakları ödenmeyen işçi işi bırakırsa kıdem tazminatına hak kazanır.
Sağlık Sorunları: İşin niteliği sağlığınızı bozuyorsa veya pandemi gibi dönemlerde işyerinde yeterli önlem alınmıyorsa, bu da bir haklı nedendir (Yargıtay 9. HD).
"İstifanı Yaz, Paranı Vereceğiz" Oyununa Gelmeyin! Bazen işverenler, "Sen istifanı ver, biz senin tazminatını sonra elden ödeyeceğiz" derler. Sakın! Yargıtay, bu tür durumları "irade fesadı" yani kandırma/baskı olarak görüyor. Özellikle önceden hazırlanmış, boşlukları doldurulmuş matbu dilekçeler işçinin gerçek isteğini yansıtmaz (Yargıtay 9. HD). Eğer üzerinizde bir baskı (mobbing) varsa veya tehditle o kağıt imzalatılmışsa, mahkemede bu durumu kanıtladığınız an o istifa geçersiz sayılır ve tazminatınızı alırsınız (Yargıtay 9. HD).
Burada önemli bir uyarı yapalım: İstifa eden işçi, haklı olsa bile asla "ihbar tazminatı" alamaz (Yargıtay 7. HD). Hatta haklı bir nedeniniz yoksa ve "Yarın gelmiyorum" diyerek çekip giderseniz, işverenin size ihbar tazminatı davası açma hakkı bile doğar (Yargıtay 7. HD).
Son Söz: Kendi rızanızla, hiçbir sorun yokken ayrılıyorsanız tazminat alamazsınız. Ancak hakkınız yeniyorsa, baskı altındaysanız veya maaşınız yatmıyorsa; "istifa" deseniz bile o aslında bir "haklı fesihtir". Belirli usullere uyarak tazminatınızı alabilirsiniz.
Haklarınızı bilmek, ekmeğinizi korumaktır.
Saygılarımla,
Av. Mert YAVUZ