banner78

09.11.2021, 11:53

Bir Kitap Manifestosu: Kitlelerin Ayaklanması

“Şimdi Avrupa’da olan sağlıksız, acayip bir şey. Avrupa’nın kuralları ufukta başka kurallar belirmeksizin yürürlükten kalktı. Avrupa hâkimiyetini yitirdi – deniyor- ama onun yerini alacak biri ortada yok. Avrupa deyince her şeyden önce ve tam olarak Fransa, İngiltere, Almanya üçlüsü anlaşılıyor. Yeryüzünün onların kapladığı kesiminde insan varlığının dünyaya düzen vermiş olan kalıpları olgunlaşmıştır. Eğer, söylendiği üzere, o üç halk çöküntüye girmişse ve onların yaşam programı geçerliliğini yitirmişse, dünyanın disiplinden çıkmasında şaşılacak yan yok.” A.g.e, s.169.

İspanyol yazar Ortega, kitle olgusunun ne olduğuna dair tanımlamalar yaparken, gerek İspanya gerekse Avrupa ülkeleri üzerinden ayaklanmanın hangi biçimde olduğuna dair görüşler belirtmektedir. Ayrıca Avrupa Egemenliği ve Medeniyeti üzerine eleştirel yapan yazar, Antropolojik değerlendirmelerde de bulunmaktadır. Toplum, kitle, kitle insanı, medeniyet,
ayaklanma, bilim gibi kavramların işlevi ve tanımlarını yeniden değerlendirmektedir. Her ne kadar, doğrudan birinci okuyucuya hitap ediyor gibi anlaşılsa da, öncesinde 16 - 17. yüzyıl insan ve toplum anlayışına dair ön bilgi ile okunmasında fayda var.

Medeniyetin ve toplum olgularının iç içe gerçekleşen ve bir birini tamamlayan unsurlar olguna dair belirgin ifadeleri içeren eser de Batı merkezli bir model anlayışı gözle görülür biçimdedir. Öte yandan bunu salt Batı’dan bakanın ortaya koyduğu anlamlarla yapmamakta karşılaştırmalı anekdotlar üzerinden sosyolojik değer ölçütleri belirlemektedir. Ne var ki yazarın şahsi derdinin salt bir sosyoloji olduğu ifade edilmez; hali hazır da yukarıda da bahsi geçen kavramların tanımlamaları üzerine felsefi bir düşün peşinden gitmektedir. Özellikle kitabın adında da yer alan “kitle” kavramı üzerine yazdıkları, şahsımın zihninde dönüp duran cümleler barındırmaktadır.

“Kitlelerin hoyrat hükümdarlığı altında yaşamaktayız.” A.g.e., s.47. Örneğin bu tanım için genel anlamda toplumsal yozlaşmadan hareketle anlam dünyası oluşturulabilir – ki bu yanlış da değildir. Öte yandan aynı cümle üzerinde, tikele inerek Türkiye özelinde hemşeri dernekleri, tarikatlar, cemaatler gibi daha özel alanların gerek pratik gerekse ideal emperyalist tutumlarını düşünmemiz mümkündür. Kitle, toplum, birey, kitle hareket ve algısı üzerine birçok bizden, onlardan ve olması gerekenden görüler bulacağınız eseri tavsiyeden fazlasını diliyorum.

                                    “…yığınlarca insan öylesine hızlı bir tempoyla savrularak tarihin üzerine kümelenmiştir ki, onları doyuracak ölçüde geleneksel kültür sağlamak kolay olmamıştır.” A.g.e.,s.79.

Bir Kitap Yazarı: José Ortega y Gasset

“Yaşam, aralarında hayatta kalabilmek için nesnelere karşı verdiğimiz savaşımdır. Kavramlar onların saldırısına karşılık verebilmek üzere oluşturduğumuz stratejik plandır.” A.g.e., s.165.

Kitap yazar tanıtım bölümünde ifade edilen şekli ile: 1. Dünya Savaşı’ndan sonra İspanya’da kültür ve edebiyatı yeniden canlandırma hareketini yönlendiren önemli aydınlar arasında yer alır. Madrid Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi görmüş, Berlin, Leipzig ve Marburg’da çalışmalarını sürdürmüştür. Ülkesine döndükten sonra Madrid Merkez Üniversitesi’ne atanmış, iç savaş sırasında İspanya’dan ayrılana dek metafizik kürsüsünde dersler vermiştir. En ünlü yapıtlarından biri olan Kitlelerin Ayaklanması yazarın 1920’lerde başlayan ve yaklaşık olarak on yıl süren çalışmalarının ürünüdür. Kitabı oluşturan kimi parçalar daha önce gazete yazısı olarak yayımlanmıştır. Eserinin başka dillere yapılan çevirilerini göz önünde tutan yazar 1937’de “Fransızlar için Önsöz”ü, 1938’de “İngilizler için Sondeyiş”i kitabına eklemiştir. Yazarın en önemli eserlerinden Sistem Olarak Tarih de yayıma hazırlanmaktadır.

Kimin İçin Bu Kitap: Kitlelerin Ayaklanması

                                    “Toplum her zaman iki etmenin dinamik birliğidir; Azınlıklar ile kitleler. Azınlıklar özellikle nitelenmiş bireyler ya da birey gruplarıdır. Kitle ise özel nitelik kazanmamış kişilerin toplamıdır. Yani kitle diye yalnız ya da başat olarak “işçi kitleleri” anlaşılmasın. Kitle “vasat adam”dır. Bu biçimiyle salat nicelik olan şey -kalabalık- bir nitel belirlemeye dönüşür: Bu ortak niteliktir, toplumsal yontulmamışlıktır, diğer insanlardan ayrılmaması, benliğinde bir basmakalıp tipi canlandırmasıyla belirlenen insandır. Niceliği böylece niteliğe dönüştürmekle ne mi kazandık? Yanıtı çok basit: Niteliği sayesinde niceliğin nasıl doğduğunu anlıyoruz.” A.g.e., s.42.

Kimin İçin Bu Kitap, başlığına böyle bir alıntı ile girmek aslında diğer başlıklar gibi bilinçli bir tercihin yansıması. Zira yazarın söylemi ile Türkiye halklarının pratiklerinin kesişmediği saha neredeyse yok gibi, öyle ki gerek kavramlar özelinde gerekse eserin genel mahiyeti bağlamında metnin okuyucu hacmi oldukça fazla. Bir başka açıdan yukarıda ki alıntı salt bir düşüncenin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır ancak bu dizeyi eğer görmek istersek bir şiirin dizelerinde de bulabilir. Örneğin Ortega’nın Kitle’si ile İsmet Özel’in “Şehrin İnsanı” tanımları aynı potada eritilebilecek noktadadır. Ortega gibi İsmet Özel’de Şehrin İnsanı’nı şu şekilde tanımlar:   Ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata görmedim orda çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını yerime yadırgadım yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka çılgının biri sanılmaktan sakınmaya vaktim olmadı durmadan beyaz bir aygırla taşardım derin göllerden bir gebe kısrakla kaçardım derin ormanlara güneşin zekasıyla doymak isterdim kaba solgun kağıtlar sunardı şehrin insanı bana şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin” İsmet Özel’in şehrin keşmekeşliği, insanlığını ve yaşamsal süreçlerine boğulmuş, pratik anlamda genelleşmiş, düşünsel olarak hiçbir anlam taşımayan Şehrin İnsanı, Ortega’nın Kitle’si ile örtüşmektedir. Bu bağlamda her bir okuyucunun anlam dünyasında kendinde veya toplumunda bir paye vereceği alanı muhakkak olan bir eser ile karşı karşıyayız.

            “Seçkin insan aslında kendini başkalarından üstün sanan bir ukala olmayıp, dilediği ileri hedeflere ulaşamasa da, başkalarından beklediğinden fazlasını kendi kendisinden bekleyen kişidir.” A.g.e., s.43.

Ne İçin Bu Kitap: Kitlelerin Ayaklanması

“Devletçilik, kural düzeyine yükseltilmiş şiddetle doğrudan eylemin aldığı en üst biçim. Kitleler, adsız makine devleti araç gibi kullanarak bildiklerini okumaktalar.” A.g.e., s.155.

Bir fetiş derecesinde görüşlerini benimsediğim eserin mahiyeti, kolektif toplumların tüm neşriyatını gözler önüne sermektedir. Kitle olarak varlığını devam ettiren devletlerin başka bir ifade ile KİTLE DEVLETİ’nin bireylerinden bahsetmek söz konusu değildir. Zira o devlette birey yoktur: bu nedenle bireysel haklar, bireyin yaşamı veya bireyin varlık amacı da doğrudan devletin tekeline bağlıdır. Devletin kutsallığı gibi bayağı bir söylemden ziyade bireyin yoksunluğu daha anlam bütünü oluşturan ifadedir. Böyle bir yapı içerisinde problemin devletin yüceliğinden ziyade tikel anlamda çok sesliliğin iğdiş edilmesidir. Tablonun renkli sanılan veya müziğin çoklu sanılan yapıları aslında aynı sanatçının kendini tekrarlamasından ibarettir. Ne var ki böyle bir toplumda suç ile suçlu arasındaki ayrım da söz konusu değildir. Zira birey ile devletin bütünleştiği, her anlamdaki birlik hali, eylemde de kendini göstermekte ve iktidarla halk arasında aksiyon farkı ortadan kalkmaktadır. Bireyin aklı ile siyasi iktidarın aklı aynı ağaçtan ziyade aynı meyve olmakta ve bu durumda sorun ile sorunu yaratın tikelleştirmektedir: Kitle Devleti, Şehrin İnsanı, Kitle İnsanı…

“İnsanların büyük bölümünün bir görüşü yoktur, kafalarına fikirlerin dışarıdan basınçla girmesi gerekir, aynen motor yağının makinelere girdiği gibi.” A.g.e., s.163.

Yukarıdaki mahiyet bağlamında eserin ne için olduğu veya neye hizmet ettiği anlaşılır noktadadır. Metin başlı başına sorun ile sorunu yaratını özdeş tanımlayarak, bireyin bireyselliğini kendine hatırlatmakta ve kitlenin ellerinden kurtarmayı amaçlamaktadır – tabi bu yazarın beyanı değil, okuyucunun anlam dünyasına uygulanan basınç…

Hangi Yayınevi Hangi Çeviren: İş Bankası Kültür Yayınları

            Eserin birçok yayınevi tarafından çevirisi olmakla birlikte alıntıları yaptığımız eser İş Bankası Kültür Yayınları tarafından kaynak gösterilmiştir. Çevirisi, Floransa Üniversitesi Edebiyat Ve Felsefe Fakültesi’nde öğrenim görmüş; İstanbul Üniversitesi Fransız ve Roman Dilleri ve Edebiyatı bölümünde çalışmış; Italo Svevo, Italo Calvino’dan deneme, roman ve öyküler çevirmiş; Madrid’te Complutense Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri veren Neyyire Gül Işık tarafından yapılmıştır.

“Kitleler ilerliyor!” diyordu Hegel, kıyametten söz edercesine. “Devrimci bir çağ olan çağımız, yeni bir manevi güç belirmedikçe, felaket üretecek,” diye haber veriyordu Auguste Comte. Palabıyıklı Nietzsche Engadina’nın kayalıklarından haykırıyordu: “Nihilizmin med dalgası gibi yükseldiğini görüyorum!” Tarih ön görülemez demek yanlıştır. Kehanetler sayısız kez gerçeğe dönüşmüştür.” A.g.e., s.83.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 25 Mayıs 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29