banner78

Türkiye’de stres kalıcı hale geldi: En büyük neden ekonomi

Online araştırma ve analiz şirketi DORinsight tarafından yayımlanan çalışma, Türkiye’de stresin yaygın ve kalıcı bir sorun haline geldiğini ortaya koydu. Türkiye genelinde bin kişiyle yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 48’i yüksek ya da çok yüksek stres altında bulunuyor. Yüzde 50’den fazlası ise stresin günlük yaşamını ciddi biçimde etkilediğini ifade ediyor. Bu veriler, stresin artık geçici bir durum değil, toplumsal ölçekte süreklilik kazanan bir olguya dönüştüğünü gösteriyor.

GÜNDEM 27.04.2026, 10:38
Türkiye’de stres kalıcı hale geldi: En büyük neden ekonomi

Businessmed’de yer alan habere göre araştırmanın en dikkat çeken sonucu stresin kaynağına ilişkin oldu. Katılımcıların yüzde 50,5’i ekonomik koşulları ve geçim sıkıntısını en büyük stres nedeni olarak gösterdi. Bulgular, stresin yaklaşık yüzde 65 oranında doğrudan ya da dolaylı biçimde ekonomik baskıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. İş yükü ve gelecek kaygısı da bu baskının yansımaları arasında öne çıkıyor.

Araştırma, stresin yalnızca belirli anlarla sınırlı kalmadığını, günün büyük bölümüne yayıldığını da gösteriyor. Katılımcıların yüzde 40,5’i stresin gün içinde sorumluluklar sırasında ortaya çıktığını belirtirken, yüzde 23,9’u bu durumun gün boyunca sürdüğünü ifade ediyor. Bu tablo, toplumun yaklaşık yüzde 64’ü için stresin süreklilik gösteren bir deneyim haline geldiğini ortaya koyuyor.

Stresin etkileri de oldukça geniş bir alana yayılıyor. Katılımcıların yüzde 53,1’i stresin en çok ruh halini etkilediğini belirtirken, yüzde 21,1’i iş performansının, yüzde 10,4’ü uyku düzeninin ve yüzde 10,1’i sosyal ilişkilerin olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Bu veriler, stresin yalnızca psikolojik değil, günlük yaşamın tüm alanlarını etkileyen bir yük haline geldiğini gösteriyor.

Araştırmada demografik farklılıklar da dikkat çekiyor. Kadınlarda yüksek stres oranı yüzde 54,4 olarak ölçülürken, erkeklerde bu oran yüzde 42,4’te kaldı. Yaş gruplarına bakıldığında ise en yüksek stres düzeyi 18–24 yaş aralığında görüldü. Bu grupta oran yüzde 50,7’ye ulaşırken, 45–54 yaş grubunda yüzde 43,8 seviyesinde kaldı. Özellikle gençlerde ekonomik baskı ve gelecek kaygısının daha belirgin olduğu görülüyor.

Sosyo-ekonomik açıdan bakıldığında ise stresin yalnızca belirli bir kesime özgü olmadığı dikkat çekiyor. Farklı gelir grupları arasında büyük farklılıklar bulunmazken, yüksek stres oranlarının toplumun tüm segmentlerine yayıldığı görülüyor.

Stresle başa çıkma yöntemleri de araştırmada öne çıkan başlıklardan biri oldu. Katılımcıların yüzde 34,8’i sosyal medyada vakit geçirerek stresle baş etmeye çalışırken, yüzde 17’si dizi veya film izlediğini, yüzde 17,4’ü ise yalnız kalmayı tercih ettiğini belirtiyor. Buna karşılık profesyonel destek alanların oranı yalnızca yüzde 1 seviyesinde kalıyor.

Katılımcıların yüzde 35,5’i stresin hayatlarını “oldukça etkilediğini”, yüzde 12,6’sı ise “çok ciddi etkilediğini” ifade ederken, yalnızca yüzde 2’lik bir kesim stresin hayatlarını etkilemediğini belirtiyor. Geleceğe yönelik beklentilerde ise umut sınırlı. Katılımcıların yüzde 38,5’i stresin değişmeyeceğini düşünürken, yüzde 29’u azalacağını, yüzde 29,2’si ise artacağını öngörüyor.

Küresel ölçekte çalışanlar da benzer baskı altında

Küresel iş gücü verileri de Türkiye’deki tabloyla benzer bir yönelim ortaya koyuyor. ManpowerGroup tarafından yayımlanan “2026 Global Yetenek Barometresi” araştırması, çalışan memnuniyetinde gerileme yaşandığını ve stresin küresel ölçekte yüksek seyrettiğini gösteriyor.

19 ülkede yaklaşık 14 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre genel memnuniyet skoru yüzde 67’ye düştü. Bu düşüşte en büyük etken, güven endeksindeki gerileme oldu. Güven endeksi yüzde 73 seviyesine inerken, iyi olma hâli ve iş tatmini endeksleri sırasıyla yüzde 67 ve yüzde 62 ile görece istikrarlı kaldı.

Araştırma, çalışanların stres seviyelerinin yüksekliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 49’u her gün yüksek stres yaşadığını belirtirken, yaklaşık yüzde 66’sı son dönemde tükenmişlik hissi yaşadığını ifade ediyor. Tükenmişliğin başlıca nedenleri arasında stres ve yoğun iş yükü öne çıkıyor.

Demografik kırılımlarda ise en dikkat çekici grup Z kuşağı kadınlar oldu. Bu grupta yüksek stres oranı yüzde 57’ye ulaşırken, Baby Boomer kuşağı erkeklerde bu oran yüzde 31 seviyesinde kaldı. Bu fark, genç çalışanların ve kadınların iş hayatındaki baskıyı daha yoğun hissettiğini ortaya koyuyor.

Araştırma, iş hayatında yapay zekâ kullanımının hızla arttığını da gösteriyor. Çalışanların yüzde 45’i işlerinde düzenli olarak yapay zekâ kullanırken, bu oran bir önceki yıla göre yüzde 13 artış gösterdi. Ancak bu artış beraberinde kaygıyı da getiriyor. Katılımcıların yüzde 43’ü, önümüzdeki iki yıl içinde otomasyonun kendi rollerinin yerini alabileceğinden endişe ediyor.

İş tatmini tarafında ise karmaşık bir tablo dikkat çekiyor. Çalışanların yüzde 64’ü mevcut işinde kalmayı planladığını belirtse de, yüzde 60’ı aktif olarak iş arayışında bulunuyor. Ayrıca yüzde 31’lik bir kesim yakın gelecekte işini kaybedebileceğini düşünüyor. Bu durum, çalışan bağlılığının zayıfladığına işaret ediyor.

Araştırmada çalışan beklentilerinin de değiştiği görülüyor. Katılımcıların büyük bölümü işe alım süreçlerinde insan teması görmek istediğini ifade ederken, önemli bir kısmı ek gelir kaynaklarına yönelmiş durumda. Çalışanların yüzde 50’si ana gelirine ek olarak farklı alanlardan kazanç sağladığını belirtiyor. Bu oran özellikle Z kuşağında daha yüksek seviyeye ulaşıyor.

Güven endeksindeki düşüş ise dikkat çekici bir başka başlık. Çalışanların büyük bölümü mevcut becerilerine güven duyduğunu ifade etse de, yapay zekâ ile ilgili belirsizlikler genel güven algısını zayıflatıyor. Özellikle teknolojiye uyum konusunda yaşanan soru işaretleri, çalışanların geleceğe dair kaygılarını artırıyor.

Öte yandan eğitim ve gelişim fırsatlarının sınırlı olması da öne çıkan sorunlardan biri. Çalışanların yarısından fazlası son dönemde herhangi bir eğitim veya mentorluk desteği almadığını belirtiyor. Bu durum, iş gücünün dönüşüm sürecinde destek ihtiyacının arttığını gösteriyor.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 08 Mayıs 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 32 74
2.  Fenerbahçe 32 70
3.  Trabzonspor 32 66
4.  Beşiktaş 32 59
5.  Göztepe 32 52
6.  Başakşehir FK 32 51
7.  Samsunspor 32 48
8.  Çaykur Rizespor 32 40
9.  Konyaspor 32 40
10.  Kocaelispor 32 37
11.  Gaziantep FK 32 37
12.  Alanyaspor 32 34
13.  Kasımpaşa 32 32
14.  Eyüpspor 32 29
15.  Antalyaspor 32 29
16.  Gençlerbirliği 32 28
17.  Kayserispor 32 27
18.  Fatih Karagümrük 32 24
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 35 76
2.  Manchester City 34 71
3.  Manchester United 35 64
4.  Liverpool 35 58
5.  Aston Villa 35 58
6.  Bournemouth 35 52
7.  Brentford 35 51
8.  Brighton & Hove Albion 35 50
9.  Chelsea 35 48
10.  Everton 35 48
11.  Fulham 35 48
12.  Sunderland 35 47
13.  Newcastle United 35 45
14.  Leeds United 35 43
15.  Crystal Palace 34 43
16.  Nottingham Forest 35 42
17.  Tottenham 35 37
18.  West Ham United 35 36
19.  Burnley 35 20
20.  Wolverhampton 35 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 34 88
2.  Real Madrid 34 77
3.  Villarreal 34 68
4.  Atletico Madrid 34 63
5.  Real Betis 34 53
6.  Celta Vigo 34 47
7.  Getafe 34 44
8.  Athletic Bilbao 34 44
9.  Real Sociedad 34 43
10.  Osasuna 34 42
11.  Rayo Vallecano 34 42
12.  Valencia 34 39
13.  Espanyol 34 39
14.  Elche 34 38
15.  Mallorca 34 38
16.  Girona 34 38
17.  Sevilla 34 37
18.  Deportivo Alaves 34 36
19.  Levante 34 33
20.  Real Oviedo 34 28