banner78

07.06.2022, 05:00

Gelir Dağılımı Bozulması Ve Toplumsal Etkileri

Ülkemiz zor süreçlerden geçiyor. Rusya-Ukrayna savaşı başlı başına özellikle ülkemiz açısından önemli bir sorun kaynağı. Türkiye’nin Boğazlar Montrö Antlaşmasının verdiği hak ve yetkilerini kullanması ve Batı ülkelerinin Rusya’ya olan ambargo kararlarına katılmaması, ekonomisinin savaş kaynaklı olumsuzluklardan kısmen korunabilmesini mümkün kılıyor.

Dış politikadaki bu yaklaşım tüm toplum kesimlerince de olumlu karşılanıyor. Savaş nedeniyle enerji, gıda ve diğer emtia fiyatlarında oluşan artışlar ise ülke ekonomisine büyük maliyetler ödetmeye devam ediyor.

İktidar enerji fiyatlarındaki artışın iç tüketicilere tamamını yansıtmamaya özen gösterse de yine de neredeyse birkaç günde bir elektrik, doğal gaz ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlarla uyanıyor vatandaşlarımız.

SORUNLARI ÇÖZME İRADESİNE SAHİPMİYİZ?

Dünyada ki savaş, pandemi, tedarik zincirlerinin bozulması ve kuraklık kaynaklı arz yetersizlikleri ürün fiyatlarını döviz bazında yükseltiyor. Ancak bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak sürekli yaşadığımız Türk Lirasının satın alma gücündeki azalma nedeniyle bu fiyat artışlarını katlamalı olarak yaşıyoruz. Aynı dış tedarik sorunları yaşayan bir Avrupa ülkesinde enflasyon oranı yüzde 7-8 civarında iken bizde resmi TÜİK rakamları ile yüzde 69 seviyelerine ulaşması, bizim sorunumuzun dış etkilerden ziyade, içeride alınan bazı ekonomik kararların ekonomik rasyonalite ile açıklanamaması ve piyasaların beklediği güven ortamının oluşturulamaması olarak açıklanabilir.

Güven oluşumunda ülkemizde acil bekleyen yapısal reformların yapılma iradesinin en belirleyici başlık olduğunu ve detayları önceki yazılarımızda belirtmiştik.

Enflasyon gündemi iktidarı ve muhalefeti ile en yakıcı sorun olarak çözüm tedbirleri tartışılıyor. Kur artışlarının istikrara kavuşması, tasarrufların TL tarafında tutulması, üretim ve ihracat yönünde arz talep dengesinin kurgulanması ve nihayet ithalat silahı ile piyasaların terbiye edilmesi gibi birçok başlık üzerinde çalışılıyor.

Çip krizi nedeniyle sıfır km otomobil ithalatının azalması o alanda kendiliğinden bir kontrol getirmiş olsa da ikinci el piyasasının istikrar bulmaması orada da fiyat artışlarını hep gündemde tutuyor.

SEKTÖREL ARZ TALEP DENGESİZLİĞİ FİYAT ARTIŞLARININ ANA SEBEBİ

Ancak konut sektöründe arz planlamasının sağlıklı yapılamaması, ucuz konut kredisi uygulaması ile gereksiz talep oluşturulması ve yabancılara dönük özel projelerin yoğunlaşması, iç piyasada konut ve kira fiyatlarını yükseltiyor. Bu konuda ellerinde kaynakları ve organizasyon güçleri bulunan Ticaret ve Sanayi odaları ile Esnaf teşkilatlarının devreye alınması son derece yerinde olacaktır. Bu kuruluşlar özellikle üye ve çalışanlarına dönük yapacakları üretim merkezlerine yakın sosyal statüdeki konutlar, hem konut talebini aşağı çekmek suretiyle fiyatların düşmesini sağlayacak, hem de bulundukları şehirlerin trafik yükünü de ortadan kaldıracaktır. Çünkü hali hazırda kentlerin kenar mahallelerinden sanayi bölgelerine her gün ciddi bir kent içi işçi servisleri trafiği söz konusudur. Bu çalışmalar yapılırken Marmara bölgesi çevresinde yerleşik şehirlerdeki sanayi yığılmasının liman bağlantılı, Yeşil OSB’li Anadolu şehirlerine yönlendirilmesinde büyük yarar var. Çünkü yakın gelecekte Marmara denizinin ve ona akan derelerin kirletildiği bir coğrafyada yapılacak üretimlerin Avrupa Yeşil Mutabakatı hükümleri çerçevesinde Avrupa ülkelerine ihracatı ya mümkün olmayacak ya da Sınırda Karbon Vergisi yükümlülüğü ile karşılaşılacak.

Seçim sürecine yaklaşılan ülkemizde siyasi partilerin özellikle Marmara bölgesi şehirleri için nasıl bir Yeşil Mutabakat uyumu düşündüklerini, bu kentlerdeki suları, tarım topraklarını, havayı, dereleri ve denizi nasıl koruyacakları konusunda açık bir yol haritası ilan etmeleri hayati öneme sahip gözüküyor.

SOSYAL DAYANIŞMAMIZ BİRÇOK OLUMSUZLUĞU ÖRTÜYOR

Yüksek enflasyon, iyi yönetilmeyen iç ve dış faktörler nedeniyle devletin birçok alanda mali dengeyi oluşturamaması nedeniyle vatandaşın cebinden alınan gizli bir vergi tanımı yapılabilir. Yani her zam haberi ile satın alma gücümüz daha da azalıyor.

Toplum kendi iç sosyal dayanışması, devlet yardımları ve bireysel borçlanma ile bir noktaya kadar idare edebildi. Ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığı, özellikle küçük esnaf, küçük çiftçi, işçi, emekli ve asgari ücretli konumundaki kişilerin durumları dikkatle izlenmeli ve bu kesimler üzerinde enflasyonun yaptığı tahribatlar mutlaka giderilmelidir.

Enflasyon bazı kesimler üzerinde fakirleştirici etki oluştururken, bazı kesimlerde de aşırı zenginleşme sonuçları oluşturabilmektedir. Özellikle varlık fiyatlarında yaşanan enflasyon oranının üzerindeki artışlar bu sonucu ortaya çıkartabilir. Bu durum Gelir Dağılımı Adaletinin daha da bozulduğu anlamına gelir. Fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olduğu bir düzeni kimse savunmamalıdır.

Zengin olanlar da savunmamalıdır. Bu adaletsizliğin giderilmesi isteğinin, eninde sonunda toplumsal talebe dönüşeceği ve oradan da siyasi ve ekonomik düzenlemeleri önümüze getirebileceği unutulmamalıdır.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 15 Mayıs 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29