banner78

06.04.2026, 13:34

Haçlı Ne Menem Şey?

Tarih geriye dönük seçenek sunmaz. Hiçbir tarihi olgu “şöyle olsaydı böyle olurdu” diye anlatılmaz. Örnekse, insanlara, Homosapiens insan türünün evrildiği Tanzanya’ya dönmesi gerektiği söyleyebilir mi? Tabii ki hayır. Toplumlardan hiçbiri bugün üstünde yaşadıkları toprakların ezelden beri sahibi değiller.

İşin aslını hegemonik ilişkilerde ararsak konuyu anlamak kolaylaşır. Ayakta kalmanın öncelikli gereği, toplumların iç barışı sağlamasından geçiyor. Bunun tanığı, tarihin kaydettiği nice imparatorlukların yok oluşlarıdır.

Savaşlar hiç olmasın, insanlar acı çekmesin. Savaş kötüdür. Tamam ama, şimdi İran’a “Savaşmayın” mı diyeceğiz? İnsanlığın bir gerçeği var: İnsanlık henüz barış içinde yaşama olgunluğuna erişmedi. O yüzden “Yurtta barış, dünyada barış” demiştir Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk.

Haçlı / Terör / Kan Davası

Dün gece bir rüya gördüm ki, Rab düşmanıma göstermesin: Bir zaman makinasındayım; yalnızım. Son hızla yol alıyorum ama direksiyona kumanda edemiyorum. Araç beni tam Vatikan’ın meydana bakan kapısı önüne kadar götürdü. Durdu, motor da çalışmasını durdurdu. (Neredeyse küçük dilimi yutacağım; ben sanırdım ki gladyatör tipli korumalar sadece filmlerde olur, oysa gerçekmiş.)

Oraya kadar gitmişken Papa’yı görmek istedim. O çelik zırh içinde olan korumalardan birisi dedi ki: “Şu sıralar Papa meşgul, malum Haçlı Seferlerinin hazırlığı var.” Yıllardan 1095 mi neymiş? Malazgirt Savaşında doğanların yaşı 24 idi.
Zaman makinesine dedim ki:
“Hadi geç kalmayalım, seferleri izleyecek iyi bir nokta keşfedelim”. Zaman yolculuğundaki acemiliğim işte. Nerden bilirdim seferin bir hattan değil tüm satıhtan yapılacağını?

Marmara’dan, Ege’den girdiler Anadolu’ya; yakıp yıkarak geçtiler Hatay üstünden Ortadoğu’ya.
O zamanlar da bugünkünü aratmayacak denli vahşet varmış meğer, tanık olmasam inanmam zor olurdu; kadın-erkek, genç-yaşlı demeden, işkence, ırza geçme, öldürme; ne ararsan, her türlü zulüm var.
Bu kadar caniyi nereden topladılar diye aklımdan geçirdiydim; makina düşüncemi okuyabiliyor muş:

“Bak Efendi” dedi. “Sana detayı gezi bitiminde anlatacağım. Ama bundan sonraki duraklarda gerçeği daha iyi kavraman için şu kadarını söyleyeyim: ‘Hristiyanlar’a yan bakanları silip süpüreceğiz yeryüzünden’ demişlerdi ya?”

Gayri ihtiyari “Ne yani?” diye tepki vermişim.
Efendi, din filan hepsi düzmece. Esas olan İpek Yolu ile sembolize edilen ticaret yollarının kontrolünü ellerinde bulundurma sevdası.”

Derken Portekiz’e geldik; yıl 1452. Portekiz Kralı VI. Afonso'yu gördük. Papa’dan izin almış: Savaşlarda yakalananların köle olarak satılması ya da kullanılabileceği Hristiyanlığa aykırı değilmiş? Bu ne alçaklık ya Rab?

Afrika’nın içini boşaltma startı böylece verilmiş oldu.
Yoksul olsa da kendi kendine yeten ekonomisiyle barış içinde yaşayan koca bir Afrika Kıtası.
Ben bunları düşünürken Zaman Makinası dedi ki:

Biliyor musun, sadece 16. ve 17. Yüzyıllarda Afrika’dan devşirilen köle sayısı 6 milyonun üstünde. Bunların yarısının yollarda telef olması bir yana, ilgili zaman dilimindeki dünya nüfusunu düşünürsen, Afrika Kıtasında üretecek, çoluk çocuğunu besleyecek sağlıklı insan kalmamıştı. Dahası kıtaya bir daha barış gelmedi”.

Bizim Makinenin çenesi düştü:

Kristof Kolomb 1492 yılında Amerikan Kaşifi oldu.”
“Tamam Kızılderili katliamını biliyorum, bilmediğim bir şey anlat!” dedim;

Avusturalya’daki Aborjinler’in durumuna ilişkin kısa bir not düşeyim izninle.” dedi, devam etti: “1606 yılından sonra istilaya uğrayan bu kıta halkı da köle olarak, sürüleri bekleyen ve otlatan bekçi köpekleri gibi kullanılmış, kadın erkek, çocuk demeden cinsel obje olarak kullanılmış, aynı Hindistan’da Çingene’lere yapıldığı gibi av köpeklerini peşlerine takarak av olarak avlanmaları…”

Yeterrr!” diye bağırdım.

Tamam, sakin ol, o halde kısa keselim, yakın geçmişe geçelim.” dedi, onayımı beklemeden 20. Yüzyılın 2. Yarısı ve 21. Yüzyılın ilk çeyreğini gözümün önüne getiriverdi. Sanki onlarca yüzlerce büyük televizyon ekranı varmış gibi. Öylesi bir sahne.
Aman Tanrım, Afganistan, Yugoslavya, Irak, Libya, Suriye, Sudan, Nijerya, şimdilerde İran. Ve daha niceleri. Hepsi nedeni ve nasılıyla apaçık ortadaydı.
Yani kral çıplaktı.
“Tamam, sanırım anladım. Bana en öğretici olan ögeler ‘İpek Yolu’ gibi bir ticaret yolu ve senin ‘besin kaynağın petrol’ ve değerli olan her şey gibi geldi bana” dedim.

İnsanlığımdan utandım. Uyandım. Çıkar uğruna katliamlar ardı sıra aklıma düştü.

Dünyada Katliamların Bazıları

-İspanya Amerika’da: 1492 / Kristof Kolomb'un ayak bastığında nüfusu 8 milyon olan yerlilerin sayısı 22 yıl içerisinde 28 bine indi.
-Almanya Namibya’da: Almanya 1891 yılında hammadde ve işgücü sağlamak için Güney Batı Afrika’yı istila etti. Bölge altın ve zümrüt madenleri yönünden zengindi. Katliamlar sonucunda yaklaşık 132 bin yerliden geriye 15 bini sağ kalabildi.
-Norveç’in Tatar katliamı: 1920-30'larda çıkardıkları yasalarla etnik grup Tatar kızlarının on binlercesini zorla kısırlaştırdılar.
-İngiltere Avustralya’da: İngiltere Krallığı Avustralya'da (1788-1938) yerli halk Aborjin’leri sistematik olarak yok etti. İngiltere’nin devlet terörüyle750 bin Aborjin’den geriye sadece 31 bin kişi sağ kalabildi.
-Yahudi ve Çingenelere zulüm: Hitler Almanya’sı 1933-45 yılları arasında tüm dünyada 21 milyon insanın ölümüne neden olan savaşın baş aktörüydü. En büyük kıyım Yahudi ve Çingenelereydi.
-Amerika ve İngiltere’nin Almanlara zulmü: Amerika ve İngiltere Almanya’nın savaşı kaybetmesinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman mültecilere üç gün süreyle havadan bomba yağdırdılar. 3 bin 900 ton bomba ve 200 bin napalm bombası attılar. Bu intikam harekatında çoğunluğu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişi öldü.
-Danimarka Alman mültecilere acımasızca kıydı: İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminde Sovyet Ordusu'nun Almanya topraklarına doğru ilerlemesinden kaçan 250 bin Alman mülteci Danimarka'ya sığındı. Üçte birini 15 yaşından küçük çocukların oluşturduğu sivil Almanlar tel örgülerle çevrili toplama kamplarına alındılar. Ne yazık ki bu 250 bin çocuk ve yetişkin açlıktan ve bulaşıcı hastalıktan öldü.
-Amerika’nın zalimliği: Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları sonucu 135 bin masum sivil öldü.
-İtalya / B. Mussolini: Etiyopya’da katliam / 1936 / 300 bin ölü.
-Sovyetler Birliği / Jozef Stalin’in gaddarlığı, eşini bile ölüme yolladı: (SSCB 1934-39) 13 milyon mülteci, 2 milyonun üstünde ölü.
-Fransa / Charles De Gaulle: Devlet terörü Cezayir’i yaktı yıktı (1954-1962). Bir milyonu aşkın Cezayirli katledildi.
-Uganda / Idi Amin Faşizmi: 1969-1979 / 300 bin ölü.
-Amerika / Richard Nixon: Vietnam, 1969-1974 / 70 bin ölü.
-Etyopya / Menghitsu: 1975-1978 / İç savaş / 1 milyon 500 bin ölü.
-Doğu Timor / Suharto: 1976-1979 / 600 bin ölü.
-Kamboçya / Pol Pot: 1975-1979 / 1 milyon 700 bin ölü.
-Angola / Savimbi: 1975-2002 / 400 bin ölü.
-Irak: 1980’den bugüne 2 milyon 500 bin ölü.
-Afganistan: Rusya ve ABD mezalimi: 1979-1982 / 900 bin ölü. Bitmedi; 1986-2001/ 400 bin ölü.
-Sudan / Hassan Turabi: 1989-1999 / 100 bin ölü.
-Yugoslavya / S. Milosevic: 1992-96 / 180 bin ölü.
-Ruanda / Jean Kambanda: 1994 / 800 bin ölü.
-Amerika / El-Kaide: 11 Eylül 2001 / 2996 ölü.
-Türkiye / ASALA / PKK: 1975-1983 ASALA ve devamında 1984 ve sonrası PKK terör örgütleri 40 bine yakın insanımızın canına mal olmuştur. (ASALA’nın kurucusu Ermeni kökenli bir Osmanlı paşasıdır ve kuruluş yeri Paris’tir.)
-Suriye: Sadece 4 milyon 200 bini ülkemizde olmak üzere 6 milyonun üstünde sivil, mülteci durumuna düşürülmüştür. Ölenlerin sayısı kesin olarak bilinmezken 200-300 bin ila bir milyon arasında dillendiriliyor.
-Libya: Kaddafi göçebe toplulukları bir araya getirip Libya Devleti’ni kurma iradesini göstermiş ama Batıya boyun eğmediği için Türkiye’nin de desteğiyle bilinen hazin sonuca götürülmüştür.
-Filistin ve İran’a saldırılar: Nereye uzanacağı belli olmayan bir hegemonik saldırı.

1 ve 2. Dünya savaşlarındaki insan kayıplarını saymadık bile.

Ülkemizi İkinci Dünya Savaşına sokmayan İsmet İnönü’yü saygıyla anıyorum.

Ecz. Arif Yayla.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 13 Nisan 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 29 68
2.  Fenerbahçe 29 66
3.  Trabzonspor 29 64
4.  Beşiktaş 29 55
5.  Başakşehir FK 29 47
6.  Göztepe 29 47
7.  Samsunspor 28 36
8.  Kocaelispor 29 35
9.  Konyaspor 29 34
10.  Gaziantep FK 28 34
11.  Alanyaspor 29 33
12.  Çaykur Rizespor 28 33
13.  Kasımpaşa 29 28
14.  Antalyaspor 29 28
15.  Gençlerbirliği 29 25
16.  Kayserispor 29 23
17.  Eyüpspor 28 22
18.  Fatih Karagümrük 29 20
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 34 75
2.  Amed SK 34 71
3.  Esenler Erokspor 34 67
4.  Çorum FK 35 64
5.  Bodrum FK 35 62
6.  Pendikspor 35 58
7.  Keçiörengücü 35 54
8.  Bandırmaspor 35 53
9.  Sivasspor 34 50
10.  Manisa FK 35 49
11.  Iğdır FK 35 48
12.  Van Spor FK 35 46
13.  Sarıyer 35 46
14.  Boluspor 34 42
15.  Ümraniyespor 34 42
16.  İstanbulspor 34 40
17.  Serik Belediyespor 35 36
18.  Sakaryaspor 34 33
19.  Hatayspor 35 10
20.  Adana Demirspor 35 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 32 70
2.  Manchester City 31 64
3.  Manchester United 31 55
4.  Aston Villa 32 55
5.  Liverpool 32 52
6.  Chelsea 32 48
7.  Brentford 32 47
8.  Everton 32 47
9.  Brighton & Hove Albion 32 46
10.  Sunderland 32 46
11.  Bournemouth 32 45
12.  Fulham 32 44
13.  Crystal Palace 31 42
14.  Newcastle United 32 42
15.  Leeds United 31 33
16.  Nottingham Forest 32 33
17.  West Ham United 32 32
18.  Tottenham 32 30
19.  Burnley 32 20
20.  Wolverhampton 32 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 31 79
2.  Real Madrid 31 70
3.  Villarreal 31 61
4.  Atletico Madrid 31 57
5.  Real Betis 31 46
6.  Celta Vigo 31 44
7.  Real Sociedad 31 42
8.  Getafe 30 41
9.  Osasuna 31 39
10.  Espanyol 31 38
11.  Athletic Bilbao 31 38
12.  Girona 31 38
13.  Rayo Vallecano 31 35
14.  Valencia 31 35
15.  Mallorca 31 34
16.  Sevilla 31 34
17.  Deportivo Alaves 31 33
18.  Elche 31 32
19.  Real Oviedo 31 27
20.  Levante 30 26