banner78

02.08.2022, 11:09

Nilüfer Vadisi Dosyası

Nilüfer Çayı, Uludağ’ın 850 m yüksekliğindeki güney yamaçlarındaki mağaralardan doğan, çok sayıda derenin bir araya gelmesiyle oluşan, Susurluk Çayı ile birleşerek, Karacabey yakınlarında Kocasu adıyla Marmara denizine dökülen, 103 km uzunluğundaki yolu tüketerek, bir ilçeye de adını veren nehirdir.

Nehre akan zehirli atıklar sebebiyle nehir değil, kimyasal dere denmesi daha doğru olacaktır. Marmara’ya çıkışındaki koyu renkli bölge, müsilaj ve bölüm bölüm yan rögarlardan gelen koyu renkli atık suların hayatımızı günden güne kısalttığı nettir. Yıllardır -cek-cak’lı kelimeler ile verilen sözlerin yerine getirilmediği ve getirilmeyeceği de görünmektedir. Çünkü 40 yıldır aynı sözleri duyuyoruz.

Bugün size bahsetmek istediğim konu bunlarla ilgili değil, ben bugün biraz kendi mesleki disiplinimde kalıp, bir gözlemimden bahsetmek istiyorum sizlere.

Biliyorsunuz çayın, halkın daha çok bilgi alanında kalan bölümü, Mihraplı Parkı civarında yapılan dinlenme alanları ile Acemler-Bölge Adliye kavşağı arasındaki uzun yürüyüş yolları arasıdır. Bu iki bölge halka bir nebze de nefes aldıracak şekilde düzenlenmiş ve özellikle Mihraplı Parkı, yazın yoğun şekilde kullanılmaktadır. Ancak gelin görün ki, Acemlerden sonraki bölüm için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Ben de uzun zamandır kafamdakini gerçekleştirerek, bu uzun mesafeyi yürüyerek, parktakilerle sohbet ederek bu parkımsı alanı gözlemlemeye çalıştım.

Vadinin eski resimleri elimde olmadığı için kısa bir Google turu bana gerekli resimleri sağladı. İlk yapıldığındaki zannederim 2007 yılı, 2 resmi sizlerle paylaşıyorum. Bu 2 resimde de yapılan ahşap binalar muntazam, elektrik direkleri çalışır durumda, banklar pırıl pırıl ve yeşil alanlar düzgün:

Güncel fotoğraflar ise bir facia, elektrik direklerindeki lambaların tamamı ortada yok, parktakilerle biraz konuşunca tamamının çalındığını ilettiler. Böyle bir şey mümkün mü bilemedim ama parkın tüm lambalarının sadece direkleri kalmış. Direklerin içindeki elektrik kabloları bile çalınmış. Saymadım ama herhalde 500 adet direk var. İşin komik yanı güvenlik kamerası var yazan tabelanın lambası da çalınmış. Zaten güvenlik kamerasının da bu kadar önemli bir parkta, olmadığını öğrendim.

Sadece elektrik lambaları ve kablolar değil, basket sahalarındaki potalar ve direkleri de kesilerek çalınmış.

 

Mevcut olanlar da sporcuların sağlığına zarar verecek şekilde paslı ve tehlikeli.

Parkın içinde konuşlanan trafoların, kilitli olması gereken kapakları açık ve her tür tehlikeyi barındırmaktadır. Her an bir vatandaşın, elektrik ile hayatını kaybetmesi veya yanlış kullanımlar mümkündür.

GSM operatörlerinin vericileri gayet güzel emniyet altına alınmış, ne de olsa özel sektör ancak, onların bile panolarının kapaklarında kilit yok.

Yukarıda, çalınan lambalardan ve elektrik kablolarından bahsetmiştim. Bu direkler yerli yerinde dururken, hatlarının ve lambalarını yenileyerek kullanıma sokmak mümkün iken bakınız belediye nasıl bir uygulama yapmış:

Görüldüğü gibi yeni bir hat ve yeni direk ve lambalar takılmakta. Peki, bu da olsun diyelim. Acaba bu hatlar çekilirken daha önce yapılmamış güvenlik kamerası hatları da çekilemez miydi? Peki, yeni lambaların çalınmayacağını kim garanti ediyor? Halkın emniyeti için, niçin kamera sistemi düşünülmüyor?

Bu arada eski direklere ait betonlar, işe yaramadığı ve hattın üzerinde olduğu için, çıkartılarak kenara bırakılıyor, yeşil alan deforme ediliyor. Bazı bölümlerde korunmasız çukurlar oluşmuş durumda. Parkın çocuklar tarafından kullanılacağı düşünülürse, kullanıcılar her an tehlike ile iç içe.

Benim ahşapçı olduğumu bilenler ve yukarıda da bugün, mesleki yönden bakacağım dememden kaynaklı sabırsızlanıyorlardır. Tabi vadinin ahşap fecaat durumlarından da bahsedeceğim ama önce bir tespit yapmam lazım şu anda:

Zamanında New York’un Belediye Başkanı Giuliani “Suçlarla mücadeleyi nasıl başardınız?” sorusuna şöyle cevap verdi;

“Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırılsa ve siz o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede oradan geçen herkes bir taş atıp binanın diğer

tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine veya bir binanın köşesine birileri bir çöp bıraktığında o çöpü hemen oradan kaldırmazsanız herkes çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk atılan çöpü kaldırttım.” Kırık cam Teorisi de denen bu kurama göre;

Eğer bir mahallede güvenli ve huzurlu bir ortam için suç oranı düşürülmek

isteniyorsa öncelikle “kırık camlar”ın temizlenmesi gerekmektedir. En küçük bir huzursuzluğa bile müsamaha gösterilmeyen temiz ve düzenli bir çevre ise o bölgenin izlendiği, dolayısıyla ciddi bir suç işlendiği takdirde suçun asla cezasız kalmayacağına işaret etmektedir (Austrup, 2011: 3-4).

Kırık cam teorisinden çıkarılan sonuçlara göre suçla mücadelede, kentlerin düzenli ve “bakımlı” olması, sivil katılımın teşvik edilmesi oldukça önemlidir. Yani, bir kentte yaşayanların, o kentin düzenliliği ölçüsünde toplumsal yaşama uyumlu ve düzgün davranacaklarını ileri sürer. Temiz ve düzenli bir çevre, o bölgenin izlendiğini ve yasa dışı davranışlara izin verilmeyeceğini bildirir. Tersine, bakımsız bir çevre, terkedilmiş binalar, duvar yazıları, çöp yığınları bölgenin izlenmediği ve orada yaşayanların sorumsuz davrandıkları sinyalini vermektedir. Önemli olan kırık camlar değil, ilettikleri mesajdır.

Buradan, tekrar ahşap konusuna dönersek, vadide 20 civarında ahşap veya ahşap kaplı kulübe/bina mevcuttur, ayrıca birkaç adet de ahşap köprü. Kullanılan tüm ahşaplar, bakımsızlıktan ve korunmamaktan bir kış daha çıkaracak durumda değillerdir. Köprülerin korkulukları çürümekte ve dayanılması durumunda aşağıya düşülecek kadar sağlamlığını yitirmiştir. Çiviler-vidalar ağacın kuruması, çürümesi ve çatlaması sebebiyle vasfını yitirmiştir.

Ahşap kaplamalar, güvenlik ve kamera olmaması sebebiyle gece konaklayanların vandallığına uğramaya başlamış. Bir kış daha geçirilme durumunda tüm ahşapların ısınma sebepli kullanılacağı aşikârdır. Kapısı ve pencereleri kırılan kulübeler tamamen kullanılamaz duruma gelmiştir.

Köprü altları büyük tehlike arz etmekte. Özellikle aydınlatma ve güvenlik kamerası olmayan vadide gece kullanım mümkün olmadığı gibi, gece konaklayanların izlerinden neler yaşandığı rahatlıkla görülebilmektedir.

Kırık cam teorisi uyarınca, Büyükşehir Belediyesinin önce kendi harflerini, sonra da tüm parkı hatasız hale getirerek ve ardında da koruyarak, halkın nefes alacağı bir alanın kaybolmasını engelleyecek faaliyet yapmasını bekliyoruz.

Neşteri tam vurmak gerekirse de, kanundaki bir boşluk sebebiyle bu konular ile ilgili mühendislik dalları olan Ağaç işleri Endüstri Mühendisleri ve Orman Endüstri Mühendisleri maalesef Belediye kadrolarında yer almamaktadır. İhaleye çıkıldığında hazırlanan şartnameyi, işin yapımı sırasındaki iş ve işlem yöntemlerini ve iş teslimindeki kabulleri belediyede görevli memurların bilgisizce yapmaları, halkın parasının çar çur olmasına sebep olmaktadır. 5531 sayılı kanun ile ahşap ve türevleri ile ilgili imza yetkileri, bu mühendislik birimlerine verilmiş iken henüz kadrolarda yer verilmemesi veya hizmet satın alınmaması sebebiyle ihale ile alınan ürünlerin 3-5 yıl içinde deforme olduğu yukarıdaki resimlerden açıkça görülmektedir. Muadili ürünler 100 yıl yaşayabilirken resmi ihalelerin bu şekilde karşımıza çıkması, görevi kötüye kullanmadır ve en kısa sürede düzeltilmelidir.


Yorumlar (1)
Erol 4 yıl önce
Çok önemli ve doğru noktalara parmak basmışsınız. Benzer örneklerin yüzlercesi var bu memlekette. Bu durum sadece Bursa için geçerli değil. Ne yazık ki bunların düzelmesi imkansız gibi. Önce liyakat.
Namaz Vakti 14 Mayıs 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29