banner78

08.09.2021, 22:13

Yeşil Mutabakat

Çevre konusu yıllarca ekonomik sistemden bağımsız bir ekosistem gibi algılandı, öyle muamele gördü. Müzedeki bir eser gibi korunması gereken yalnız bir varlık olarak anıldı çevre. Bu varlığın korunması biraz da lüks gibi görünüyordu. Dünyada yoksulluk ve açlık varken çevreden bahsetmek yalnızca birkaç çevrecinin entellektüel bir çabası olarak algılanıyordu.  

Bazı söylemler vardı elbette, yavaş yavaş duyulmaya başlandı.  80’li yıllarda yeni bir paradigma olarak ortaya çıkan “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramı sosyal ve ekonomik kalkınmanın çevresel kalkınma olmadan başarılamayacağının altını çiziyordu. Çevre olmadan yaşam olmazdı aslında, ama bunu anlatmak nedense zor oluyordu.

Bugünlere geldik. Çevreyle ilgili hamasi söylemler ve “mış gibi” eylemler gereken etkiyi sağlayamıyordu bir türlü. Çevre hızla bozuluyor, iklim değişikliği bir kriz halinde kapımızı çalıyordu artık. Ülkeler iklim değişikliğiyle mücadele için eylem planları ortaya koyuyor, söylemler daha radikalleşmeye başlıyordu.  Ne kadar radikal olsa da bu söylemlerin uygulamaya yeterince geçmediği de fark ediliyordu bir taraftan.

Sistemin çok kısa bir süre içinde yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. En büyük etki, ancak uluslararası finans sistemine etki ederek gerçekleştirilebilirdi. Finans sisteminin hiyerarşide alt basamaklara kayması gerekiyordu artık. Toplumun ve ekosistemin çıkarlarından sonra gelmesi gerekiyordu ekonomik çıkarların.

Avrupa söylemlerin ötesine geçerek radikal bir adım atma kararı aldı 2019 yılının Aralık ayında. Bir sistem değişikliğine gidecekti artık. Bu sistem değişikliğinin adını “Yeşil Mutabakat” koydu.

Ne diyor Yeşil Mutabakat?

Şöyle diyor: “Finansallaşmış kapitalizm, dünyanın yaşam destek sistemlerini tehdit ediyor. Böylelikle insanlığı tehdit ediyor.  İnsanlık için başarısızlığı kanıtlanmış bu sistemi değiştirmeliyiz. Dünyanın sınırlarına, taşıma gücüne saygı duyan bir sistem getirmeliyiz. Toprağı ve akiferleri, yağmur suyunu, rüzgârları ve akımları, polen yapıcıları, biyolojik bolluğu ve çeşitliliği özenle besleyen bir sistem getirmeliyiz. Bu sistem sosyal, politik ve ekonomik yönden adil olmalı”.  

Bu anlaşma, Avrupa’nın iklim değişikliğine karşı ilk politik yanıtı olarak biliniyor. AB, iklim değişikliğini azaltmakla ilgili vermiş olduğu sözleri bu anlaşmayla yasal yükümlülük altına almış oluyor. Aralık 2019’da Avrupa Komisyonu tarafından önerilen Yeşil Mutabakat’ın özünde 2050 yılına kadar Avrupa’yı dünyanın iklim-nötr hedefini sağlamış ilk kıtası haline getirme vaadi yatıyor. Yeşil Mutabakat 27 ülkeden oluşan bu birliği yüksekten düşük karbonlu bir ekonomiye geçirmeyi, bunu yaparken de daha temiz hava ve su, sağlık ve gelişen bir doğal dünya sunarak yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. 

Yeşil Mutabakat’ın Esin Kaynağı

Avrupa’nın Yeşil Mutabakatı’nın esin kaynağına baktığımızda, bu ilhamın ABD Başkanı Roosevelt’in “New Deal” döneminden geldiğini görüyoruz. 1929 yılından itibaren dünyayı etkisi altına alan ve Büyük Bunalım adı verilen ekonomik krizden çıkmak için, ekonominin işleyişine devletin en geniş ve sistematik bir şekilde müdahale ettiği uygulamaları anlatıyor bu dönem. Roosevelt’in o dönemde gününün finansal sistemini değiştirerek Wall Street’in ekonomi politikasını topluma dikte etme gücünü elinden alması; ekonominin, doğanın ve insanların çıkarına hizmet edecek şekilde yapılandırılması, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın örnek aldığı uygulamalar arasında yer alıyor.

Ekonomik Bir Dönüşüm

Avrupa, Yeşil Mutabakatı yeni büyüme stratejisi olarak kabul ediyor. Bu strateji, finansın, ekonominin ve ekosistemin iç içe geçmiş olduğunu görmekle ilgili. Ekosistem dönüşümü için ekonomik dönüşümü şart koşuyor.

Bu anlaşmayla enerji üretiminden gıda tüketimine, ulaşımdan imalat ve inşaat süreçlerine kadar tüm Avrupa ekonomisi elden geçmiş olacak. Daha önce yenilenebilir enerji kullanımı ve hava kirliliğinin azaltılması yönünde çıkarılan yasal düzenlemelerin üzerine yenileri eklenecek ve politik baskı artırılacak.

Kıta genelinde 2050 yılına kadar net karbon emisyonlarının sıfırlanması, 2030 yılına kadar 1990 seviyelerine oranla %55 oranında azaltılması, anlaşmanın çekirdeğinde olacak. Tür kaybının durdurulması, atığın azaltılması ve doğal kaynakların daha iyi kullanımının sağlanması yönündeki özel sektör yatırımlarının artırılması teşvik edilecek. Avrupa’nın bütçesinin çevreye fayda sağlayacak şekilde harcanması için bütçe kontrolleri olacak. Bu kapsamda tarım politikası elden geçirilecek, düşük karbonlu AR-GE faaliyetlerine bütçe ayrılacak.  AB komisyonuna göre yenilenebilir enerji, elektrikli araç imalatı ve sürdürülebilir yapılaşmayla ilgili ileri teknoloji endüstrileri yeni iş imkânlarının ortaya çıkmasına yol açacak, kaynak kullanımındaki etkinlik ise maliyetleri karşılayacak.

Avrupa Komisyonu’na göre bu stratejiyi ortaya koymak için en az 1 trilyon Avro gerekli. Bu paranın 503 milyar Avro’luk kısmının AB bütçesinden, 114 milyar Avro’luk kısmının ise üye ülkelerden alınması planlanıyor. 279 milyar Avro’luk bir bütçeyi de özel sektörün temin etmesi bekleniyor. Bunun için özel şirketler Avrupa Yatırım Bankası kredi garantisiyle riskli yeşil yatırımlar yapmaları için teşvik edilecek.  Avrupa Yatırım Bankası fosil yakıt projelerini kademeli olarak bitireceğini belirtmişti. Bu geçiş sürecinde kapatılan kömür madenleri ve çelik fabrikalarında işini kaybedenler için 100 milyar Avro’luk bir bütçe ayrılıyor.  

Gözler neden bu anlaşmaya çevrildi?

Anlaşmaya göre sera gazı emisyonlarını azaltmayan ülkeler için karbon vergileri geliyor. Bu mekanizmanın içinde Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması da yer alıyor. Bunun yanısıra,

  • Döngüsel ekonomi eylem planı,
  • İklimle ilgili tüm politika araçlarının, emisyon ticaret sistemi de dahil olmak üzere, gözden geçirilmesi ve revizyonu,
  • Tarladan çatala stratejisi ve uyumdan performansa geçiş (karbonu toprakta tutan ve depolayan çiftçilerin ödüllendirilmesi, gelişmiş besin maddesi yönetimi, emisyonların azaltılması vb.)
  • Fosil yakıt sübvansiyonlarına ve vergi muafiyetlerine (have ve deniz yoluyla taşıma vb.)  imkân veren Enerji Vergilendirme Direktifinin revizyonu,
  • Sürdürülebilir ve akıllı bir hareketlilik stratejisi,
  • Avrupa ormanı stratejisi, etkin ağaçlandırma, orman koruma ve restorasyonu konuları ele alınıyor.

Değişim ve dönüşüm mümkün mü?

Bilim insanları değişimin ve dönüşümün hala mümkün olduğunu savunuyorlar. Dünya nüfusunun %10’u toplam emisyonun %50’sinden sorumlu. Sadece bu %10’luk nüfusun tüketim ve ulaşım alışkanlıklarının değişimi toplam emisyonun kısa bir sürede %50 azalmasını sağlayabilir. Bu anlayış, durumun ciddiyetini kavrayıp alışkanlıklarımızı değiştirdiğimizde etkinin azımsanamayacak düzeyde olabileceğini gösteriyor aslında. İnsanın ön plana çıkarılması gereken özellikleri, zekâsı, empatisi, becerisi, ortaklıklara yatkınlığı, ahlak ve cesareti bunu mümkün kılabilir. Küresel finans sistemini anladığımızda ve bu sistemi ekosistemi koruyacak ve sosyal adaletsizliği azaltacak şekilde yapılandırdığımızda bu dönüşümün mümkün olabileceğini söylüyor Yeşil Mutabakat. Bilimsel ilkeler çerçevesinde çevre için bir şeyler yapma çabası, hiçbir şey yapmamakla kıyaslanınca elbette meyvelerini verecek bu anlaşmaya göre.

Mutabakat, anlaşma, uyuşma demek. Belli bir konuda taraflar arasında sağlanan uzlaşma… Yeşil Mutabakat paradigması içinde, uzlaşan tarafların kimler olduğunu, gerçekten bir anlaşmaya varılıp varılamadığını zaman gösterecek. Yapılması gereken asıl anlaşma elbette doğayla olmalı. Anlaşmaların hayata geçmesi ve Doğa’nın da mutabık kalarak iyileşmeye başlaması en büyük dileğimiz.

Biz bu köşede, Türkiye’nin bu anlaşmaya vereceği yanıtı, anlaşmanın ülkeleri ve ülkelerdeki sektörleri nasıl etkileyeceğini ve iklim kriziyle ilgili diğer konuları konuşmaya devam edeceğiz.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 17 Temmuz 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29