bursagorus.com.tr
2026-06-15 14:49:04

Boşanma Sonrası "Süresiz" Destek: Nafaka Dosyası Gerçekten Ömür Boyu mu, Yoksa Süresiz Nafaka Tarih mi Oluyor?

Av. Serra Hayma

vrnhaber@gmail.com 15 Haziran 2026, 14:49

Boşanma süreci sadece iki insanın yollarını ayırması değil, aynı zamanda ekonomik bir dengenin yeniden kurulmasıdır. Bu dengenin en çok tartışılan, üzerine en çok konuşulan ve bazen de yanlış anlaşılan başlığı ise hiç şüphesiz "yoksulluk nafakası". Halk arasında "ömür boyu nafaka" olarak bilinen bu mesele, aslında sanıldığı kadar katı ve değişmez bir kural değil. Gelin, Yargıtay kararları ve kanunlarımız ışığında bu "süresiz" nafakanın perde arkasına birlikte bakalım.

Öncelikle şunu bilmekte fayda var: Nafaka, boşanan eşe verilen bir ceza ya da bir tazminat değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında belirttiği gibi; nafaka, evlilik birliği içindeki "bakım ve geçindirme ödevinin" boşanmadan sonra da bir miktar devam etmesidir. Yani devlet diyor ki: "Evliyken birbirinize bakıyordunuz, boşanırken de bir tarafın tamamen yoksulluğa düşmesine izin vermeyin."

Kanunumuz (TMK Madde 175) bu konuda net bir sınır çiziyor:

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, eğer kusuru diğer taraftan daha ağır değilse, mali gücü oranında nafaka isteyebilir.

Buradaki kilit nokta "kusur"dur. Eğer boşanmada asıl suçlu olan taraf nafaka istiyorsa, mahkeme kapıları ona kapanıyor. Ayrıca nafaka veren kişinin de "zengin" olması şart değil; herkes kendi mali gücü oranında bu yükümlülüğe katılıyor.

En büyük tartışma konusu olan "süresiz" ifadesi, aslında nafakanın bir bitiş tarihine bağlanmadan verilmesi demektir. Ancak bu, nafakanın asla bitmeyeceği anlamına gelmez. Kanun (TMK Madde 176), nafakanın hangi durumlarda kesileceğini açıkça sayıyor:

Kendiliğinden biten durumlar: Nafaka alan taraf yeniden evlenirse veya taraflardan biri vefat ederse nafaka o an biter.

Mahkeme kararıyla biten durumlar: Nafaka alan kişi resmi olarak evlenmese de biriyle "karı-koca gibi" yaşıyorsa, yoksulluğu ortadan kalkmışsa veya haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa, diğer taraf dava açarak nafakayı kaldırtabilir.

Vatandaşın en çok sorduğu sorulardan biri şudur: "Eski eşim işe girdi, artık nafaka ödemeyecek miyim?"

Yargıtay bu konuda oldukça hassas. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal niteliğindeki kararına göre, asgari ücretle çalışmak yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü asgari ücret, günümüz şartlarında sadece temel ihtiyaçları ucu ucuna karşılar. Bu durumda nafaka tamamen kesilmeyebilir ancak miktarı "hakkaniyet" gereği indirilebilir.

Toplumda en çok tepki çeken durumlardan biri olan "üç ay evli kalıp ömür boyu nafaka ödeme" meselesinde yargı artık daha esnek davranıyor. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesi hakime "hakkaniyete göre karar verme" yetkisi tanır. Son yıllarda Yargıtay; tarafların çok genç olduğu, evliliğin çok kısa sürdüğü ve çocuğun olmadığı durumlarda "süresiz" nafaka yerine, belirli bir süre için veya "toptan ödeme" şeklinde nafakaya hükmedilmesini onaylamaktadır.

Yoksulluk nafakası, zayıf olan tarafı koruyan bir kalkan olsa da bu kalkanın bir "mağduriyet silahına" dönüşmemesi için mahkemeler her dosyayı kendi özelinde değerlendiriyor. Ekonomik şartlar değiştikçe, nafaka miktarları da TÜİK’in yayınladığı oranlarda güncelleniyor.

Peki şimdi, süresiz nafaka tarih mi oluyor? Kimi vatandaşlar birkaç yıl süren bir evlilik nedeniyle ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalmanın adaletsiz olduğunu savunurken, kimi vatandaşlar ise özellikle ekonomik gücü bulunmayan kadınların boşanma sonrasında ciddi mağduriyet yaşayacağını ifade ediyordu.

Uzun süredir devam eden bu tartışmaya geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi önemli bir müdahalede bulundu. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilebilmesine imkan veren düzenlemeyi iptal etti. Kararın hemen yürürlüğe girmemesi için de dokuz aylık bir geçiş süresi öngörüldü. Şimdi gözler, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yapacağı yeni düzenlemeye çevrilmiş durumda.

Öncelikle kamuoyunda oluşan bazı yanlış anlamaları düzeltmek gerekiyor: Anayasa Mahkemesi nafakayı tamamen kaldırmış değildir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşin nafaka talep etme hakkı devam etmektedir. İptal edilen husus, nafakanın kanunda açıkça "süresiz" olarak düzenlenmiş olmasıdır. Aslında mesele kadın ve erkek meselesi değildir; mesele, hakkaniyetli bir dengenin kurulabilmesidir.

Bir tarafta boşanma sonrasında yoksulluğa düşen eşin korunması gerekirken, diğer tarafta nafaka yükümlüsünün ömür boyu sürecek bir ekonomik yük altında bırakılmasının da adalet duygusunu zedeleyebileceği yönündeki görüşler giderek güçlenmiştir. Bu nedenle yeni düzenlemenin temel amacı nafakayı kaldırmak değil, daha öngörülebilir ve daha adil hale getirmek olmalıdır.

Önümüzdeki aylarda Mecliste yapılacak çalışmalar aile hukukunun geleceğini önemli ölçüde şekillendirecektir. Ancak şimdiden kesin olarak söyleyebileceğimiz bir husus vardır: Türkiye'de yoksulluk nafakası sona ermemiştir; fakat "süresiz nafaka" dönemi büyük ölçüde kapanmaya başlamıştır.

Yeni dönemin nasıl şekilleneceğini ise yapılacak yasal düzenleme belirleyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak yasa düzenlemelerini yakından ve doğrudan Ankara'da takip edecek, kıymetli okurlarımız ile paylaşacağız.

Esenlikle ve sağlıkla kalınız.

Av. Serra HAYMA

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.