bursagorus.com.tr
2021-12-14 10:28:52

Güven silgi gibidir her hatada azalır

Prof. Dr. Necmi Gürsakal

14 Aralık 2021, 10:28

“Güveni oluşturmak yıllar, kırması saniyeler, tamiri ise sonsuz zaman alır.”

Bakın güven konusunda, işi ekonomi olmasa da Lady Gaga ne diyor, “Güven ayna gibidir. Kırıldığında tamir edebilirsiniz ama yansımada o kırık hâlâ görülür.” İşte şimdi biz tam da bu durumdayız. Az sonra vereceğimiz grafikte de görüleceği gibi, tüketici güveni tarihinin en düşük seviyelerinde.

Bir başkası demiş ki, “Güven silgi gibidir her hatada azalır.”

Bitmez tükenmez yap-boz’larımızı, durmadan silgi kullandığımızı söylemek bile gereksiz.

Hatalar güveni azaltıyor.

Ekonomi, önemli sonuçlara yol açan ve hayatımızı sürdürmemizi sağlayan bir oyuna benzer. Eskiden çocuklar ekonomi dünyasında, para yerine bilyeler veya gazoz kapakları kullanılırdı. Diyelim ki pırıl pırıl bir cam bilyeyi, 14 gazoz kapağı ile değiştiriyorsunuz. İşte size bugünkü ekonomik durum. Bilyelerin değeri gazoz kapağı sayısı olarak arttıkça ve bütün çocuklar bilyelerin peşinde koşmaya başladıkça, elinde gazoz kapağı olanların yenilmesi kaçınılmazdır.

Geçen Cuma gecesi geç vakit, Habertürk TV’de kadın gazeteciler ile Hurşit Güneş’in katıldığı bir ekonomi programını izliyoruz.

Altyazı geçiyor: “Merkez Bankası anketine göre, yılsonunda doların 13.77 lira olması bekleniyor.”

Altyazının hemen yanında da o sırada doların 13.88 lira olduğu yazılı.

Daha yılsonuna 20 gün kala, doların değeri beklentiyi aşmış bile…

Merkez Bankası’nın anketine bakıp karar verenler için yandı gülüm keten helva…

Anket yapılana, sonuçlar açıklanana kadar anketin hiçbir anlamı kalmamış…

Beklentiler yönetilememiş.

Bize sorarsanız bu anket işi de sizlere ömür araçlardan biri.

Daha Santral Garaj’ın Kent Meydanı’nın yerinde olduğu eski günlerde, “Yakına bir alışveriş merkezi inşa edilirse, oradan alışveriş yapar mısınız?” sorusuna: “Çok hayırlı olur”, “Çok yararlı olur” gibilerden cevaplar almıştık. Bir baktık ki bu kişiler, Santral Garaj’dan otobüs molası sırasında dışarıya çıkanlarmış… Meğer bir daha ne zaman Bursa’ya geleceği belirsiz Şereflikoçhisar’lılar, oraya bir alışveriş merkezi yapılırsa iyi olacağını söylemişler…

Hele bugünün hızında, anketlere güven konusu önemli bir konu.

Bırakalım Şereflikoçhisarlıları, kişiler Bursalı olsalar bile böyle durumlarda ayıp olmasın diye, “Elbet iyi olur”, “A çok iyi olur” gibilerden gerçekle hiçbir ilgisi olmayan cevaplar verebilirler.

İçinde yaşadığımız bu Teknoloji Çağı’nda, ankete eski bir araç gözüyle bakabiliriz.

Her şeyin inanılmaz bir hızla gerçekleştiği bu çağda, anketlerin sözlü veya yazılı (büyük ölçüde telefonla) doldurulup değerlendirilmesini beklemek artık çare değil.

Hele hele bu işi siyasi konularda yapıyorsanız, o zaman anketleri cevaplayanların yalan söylemesi olasılığı daha da artıyor.

Kişi durumu kurtarmak için “kararsızım” deyip geçiyor.

Anket konusu da yine güven ile ilgili, anketleri cevaplayanların doğru söylediklerini varsayarak veya tutarsızlıklarını eleyerek bu işi yapıyorsunuz.

Güven, güven, güven…

Ekonomide bu olmadan olmuyor.

Güven insanların iş yapma iştahını artırıyor ve bu da zenginliği, refahı getiriyor.

Güven olduğunda, örneğin, “Sözüm senet” cümlesi geçerli olduğunda, bir ekonomide işlem maliyetleri azalıyor.

Tek bir gömlek örneğini verelim okuduğumuz bir yazıdan: “Pamuk, Amerika Birleşik Devletleri'nde geliştirilen tohumlardan, Hindistan'da yetiştirildi; iplikteki yapay lif Portekiz'den ve boyalardaki malzeme en az altı başka ülkeden geldi; yaka astarları Brezilya'dan ve makineler Almanya'dan alındı; dokuma, kesme ve dikiş yani gömleğin kendisi Malezya'da yapıldı.”

Bu basit örnekte bile çok farklı ülkelerdeki insanlardan oluşan ve birbirlerine güven duyan bir ağ söz konusu ve bu olmasa iş yürümez.

Geçelim enflasyon ve güven ilişkisine…

Önce bir alıntı:

“Avrupa Merkez Bankası’na olan daha yüksek güvenin, ortalama olarak enflasyon beklentilerini düşürdüğünü ve gelecekteki enflasyona ilişkin belirsizliği önemli ölçüde azalttığı belirlendi. Ayrıca, regresyon analizlerinden elde edilen sonuçlar, Avrupa Merkez Bankası’na olan güven, enflasyon beklentilerini, Avrupa Merkez Bankası’nın enflasyon hedefinin altında olduğu durumlarda artırdığını, üstünde olduğu durumlarda azalttığı görüldü.”

Kısaca bir ekonomide merkez bankasına güvenilirse, enflasyon beklentileri düşüyor…

Yine başta verdiğimiz örneğe dönersek:

Daha yılsonuna 20 gün kala doların değeri beklentiyi aşmış bile…

Merkez Bankası’nın anketine bakıp karar verenler için yandı gülüm keten helva.

Kısaca enflasyonu düşürmek istiyorsak…

Merkez Bankası’nın liderliği çok önemli.

Banka’nın her açıklaması altın değerinde olmalı.

Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük risk, firmaların ve tüketicilerin enflasyon beklentilerinin demirlenmemiş olması.

Geleceğe hangi modelle bakarsak bakalım, Merkez Bankası’nın öncelikli işi yasada da belirtildiği gibi enflasyon beklentilerini belirli bir düzeyde sabit tutulması olmalı.

Yoksa…

Gecenin bir vakti TV seyrederken…

Beklenen enflasyonun, gerçek hayatta çoktan aşılmış olduğunu görmeye devam ederiz.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.