Miras kalan evler, dükkânlar veya tarlalar çoğu zaman aile içinde "Kim kullanacak?" kavgalarına neden olur.
Birçok kişi, "Babamın evi değil mi, geçer otururum" ya da "Kardeşimden habersiz kiraya veririm" diye düşünse de Yargıtayın son kararları bu işin hiç de öyle kolay olmadığını gösteriyor. İşte mirasçılar arasındaki o büyük mülkiyet krizine dair bilmeniz gerekenler.
Ortak Rıza Olmadan Adım Atılamaz
Hukukta "elbirliği mülkiyeti" denilen sistemde, miras kalan bir malın her bir santimetresi tüm mirasçılara aittir. Yani kardeşlerden biri, diğerlerinin rızasını almadan evi tek başına kullanamaz, bir odasına bile "burası benim" diyemez. Yargıtay ve kararlarında açıkça belirttiği üzere; yönetim ve tasarruf işlemleri için tüm mirasçıların oy birliği şarttır.
"Kardeşim Habersiz Kiraya Vermiş" Diyorsanız...
En çok karşılaşılan sorunlardan biri, bir mirasçının diğerlerinden habersiz evi kiraya verip parayı cebine atmasıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin güncel kararlarına göre, tüm mirasçıların katılmadığı bir kira sözleşmesi diğer mirasçıları bağlamaz. Bu durumda hak kaybına uğrayan mirasçı, sadece kendi payını değil, taşınmazın haksız kullanımına son verilmesini de isteyebilir. Hatta kiracıya karşı "el atmanın önlenmesi" davası açarak onu evden çıkarabilir.
Tazminat Almak İçin İhtar Şart mı?
Normalde bir mirasçının diğerinden "ecrimisil" (haksız işgal tazminatı) isteyebilmesi için önce ona "burayı kullanmanı istemiyorum" diye ihtar çekmesi (intifadan men) gerekir. Ancak bunun çok önemli istisnaları var. Eğer taşınmaz bir dükkânsa ve kira geliri getiriyorsa ya da meyve bahçesi gibi doğal ürün veriyorsa, ihtar çekmeye gerek kalmadan doğrudan tazminat davası açılabilir. Mahkeme, "Zaten burası gelir getiren bir yer, sen bu geliri tek başına yiyemezsin" diyor.
Kendi Payını İsteyen Ne Yapmalı?
Eğer mirasçılar arasında anlaşma sağlanamıyorsa ve bir mirasçı payından az yer kullandığını veya hiç kullanamadığını düşünüyorsa, kesin çözüm yolu "Ortaklığın Giderilmesi" (İzale-i Şüyu) davasıdır. Bu dava ile taşınmaz ya mirasçılar arasında paylaştırılır ya da mahkeme eliyle satılarak parası payları oranında dağıtılır.
Dikkat edilmesi gereken önemli hususlar:
Kiracıya Dikkat: Eğer mirasçı olmayan bir kişi, mirasçılardan sadece biriyle sözleşme yapıp eve yerleştiyse, diğer mirasçılar ona karşı da tazminat davası açabilir.
Geriye Dönük Haklar: Tazminat talepleri mirasın açıldığı (vefat) tarihten itibaren başlar. Muris sağken gerçekleşen kullanımlar için mirasçılar kendi adlarına hak iddia edemezler.
Vekâletsiz İş Görme: Habersiz kiraya veren mirasçıdan, sadece tazminat değil, aldığı kira bedellerinin payınıza düşen kısmı da "vekâletsiz iş görme" hükümleri uyarınca talep edilebilir.
Unutmayın; miras kalan mülklerde "ben yaptım oldu" mantığı hukuk karşısında geçersizdir. Hakkınızı aramak için noterden ihtarname çekmek veya dava açmak en güvenli yoldur.
Esenlikle kalınız.
Av. Mert YAVUZ
mertyavuzbrs@hotmail.com
05359576761