banner78

21.12.2021, 12:08

Endüstriyel Ekoloji

Endüstri dediğimiz şey doğal sistemlere benzer mi hiç? Ne dersiniz? Nasıl bir benzerlik kurulur da endüstri ve ekoloji kelimeleri yan yana anılır? Ekolojinin yanında, simbiyoz, metabolizma gibi kelimeler de duyulur bazen.

Efendim, endüstriyel ekoloji kavramı, insanın “Endüstriden kaynaklanan çevre problemleriyle nasıl baş edebilirim?” sorusunu sormaya başladığı seksenli yıllarda ortaya atılmış. Her zamanki gibi doğadan yanıt istemiş insan. “Doğayı taklit ederek doğanın başına açtığım bu problemlere çözüm bulabilir miyim acaba,” demiş. 

Doğadan nasıl yanıt almış dersiniz? Doğadan öğrendiklerini uygulayabilmiş mi?

Endüstriyel ekoloji,  endüstriyi insan yapımı bir ekosistem olarak görmeye çalışıyor. “Hani endüstriler doğal ekosistemlere benzer şekilde işleseler ne güzel olur” der misali. Endüstriyel bir süreçte ortaya çıkan bir atık veya yan ürün, diğer endüstrinin girdisi olsa! Böylelikle doğrusal sistemlerden çıkıp döngüsel sistemler kurabilsek! Doğada hep döngüler var, endüstrilerde neden olmasın? Doğal ekosistemlerde sürekli bir akış var, endüstriyel sistemlerde de öyle. Bu akışı dengeye getirebilsek!

Çok iyi biliyoruz… Endüstriyel süreçler, malzemenin maden olarak çıkarılmasından başlayarak atık haline gelmesine kadar olan beşikten mezara sürecinde hep çevreye yük oluştururlar. Yorarlar, kirletirler çevreyi. Çevre üzerinde etkisi olmayan endüstri bulmak çok zordur.

Endüstriyel ekoloji anlayışı, endüstrinin çevre üzerinde oluşturduğu stresi yenilikler geliştirerek, kaynaklarını verimli kullanarak, sürdürülebilir büyüme modelleri benimseyerek azaltmaya çalışan bir anlayıştır.  Bu anlayışa göre endüstri, gezegen üzerinde ne kadar az baskı oluşturursa yaşama ve büyüme şansı o kadar fazla olur. Bu anlayış, endüstriyel alanları yalnız ve bağımsız olarak görmez, onları daha geniş bir ekosistemin parçası olarak görmeye çalışır.

Endüstriyel ekoloji kavramı içinde, endüstri doğayla etkileşim içindedir. Başka endüstrilerin atıklarını kendi süreçlerine girdi olarak sokar. Temel prensipleri aşağıdaki gibidir:

  • Endüstriyel sistemlerde döngüyü kapat. Atığı kaynak olarak gör. Diğer endüstrilerle ortaklıklar kur, onların yan ürünleri için alışveriş yap.
  • Endüstriyel girdi ve çıktılar arasında bir denge kur. Çevre-endüstri ara kesitini iyi yönet. Ekosistem davranışını anla, endüstrinin ne zaman doğal ekosistemlerle etkileşime geçebileceğini ve ekosistemlerin sınırını öğren.
  • Daha az işlenmemiş madde ve daha az enerji kullan. Kaynaklarını daha verimli kullan. Malzemeleri yeniden kullan ve çevre dostu malzemeleri tercih et. Daha azıyla daha çok iş yap.
  • Endüstriyel süreçlerinin verimini artır. Ürünleri, süreçleri, ekipmanı yeniden tasarla. Kaynakları korumak için malzemeleri tekrar tekrar kullan.
  • Çevre üzerinde etkisi olmayan enerji kaynakları kullan.
  • Çevre ve ekonomi kavramlarını hem örgütsel yapına hem de politikalara dahil et. Dışsallıkları içselleştir, çevre politikalarında ekonomik araçlar kullan. Refahı ekonomiyle ölçmek yerine daha kapsamlı çevresel indekslerle ölçmeye çalış.

Bütün bunlar sağlanabilirse endüstriyel ekolojinin pek çok faydası ortaya çıkar. Satın alma ve atık bertaraf maliyetleriniz düşer mesela. Atıklarınızı satarsanız gelir elde edersiniz. Şirket imajınız güçlenir. Diğer endüstrilerle işbirlikleriniz artar ve pazar avantajları elde edersiniz.

Söylerken iyi hoş da, yapması kolay mı bu organizasyonları? Hiç kolay değil. Bu nedenle her zaman aynı örnek anlatılır endüstriyel ekoloji veya endüstriyel simbiyoz için. Danimarka’daki Kalundborg Eko-Parkı’dır anlatılan örnek. Biz de onu anlatalım:

1970’lerden beri Danimarka’daki bazı endüstrilerin atıklarını ve yan ürünlerini diğer endüstrilere sattıklarını biliyoruz. Danimarka’daki en büyük kömürle çalışan termik santral (Asnaes) proses buharını bir petrol rafinerisi olan Statoil’e ve bir farmasotik firması olan Novo Nordisk’e satar. Asnaes’in fazla gelen ısısının bir kısmı da belediyenin ısıtma sistemine verilir. Evlerdeki yakıt kullanımı biraz azaltılmış olur böylelikle. Fazla ısının bir başka kısmı ise Asnaes’in ticari balık çiftliklerine verilir. Bu balık çiftliğinden çıkan çamur ise yerel çiftçiler tarafından gübre olarak kullanılır. Novo Nordisk atıklarının bir kısmını işleyerek yüksek besin maddesi içeren sıvı çamur elde eder ve onu çiftçilere satar. Statoil, Anaes’e soğutma suyu ve arıtılmış atıksu sağlar; böylelikle Asnaes dışarıdan temiz su alma ihtiyacını azaltır. Statoil çıkan gazındaki kükürtü giderir ve temiz gazını Asnaes’e ve yapı malzemesi endüstrisi olan Gyproc’a satar. Gazından gidermiş olduğu kükürtü ise sülfürik asit üreticisi Kemira’ya satar. Kükürtü giderirken ortaya çıkan kalsiyum sülfatı da alçıtaşı olarak Gyproc’a satar.

Burada kurulan ortaklıklar gönüllü olarak oluşturulmuş ve görüşmeler bağımsız olarak gerçekleştirilmiş. Başlangıçta sadece ekonomik sebeplerle kurulan bu ortaklık yapısı çevre dostu bir eko-park olarak dilden dile anlatılmış durmuş.

Bu sistemi kurmak pek çok faktöre bağlı, kolay değil.  Ancak sistem kurulduğunda hem endüstriler için hem de toplum için fayda sunmaya başlayabiliyor.  Bu tür sistemleri kurmak için ne gerekiyor o halde?

Düşünelim… Aklıma unuttuğumuz bir kelime geliyor: Endüstriyel planlama. Endüstriyel kuruluşların kurulmadan önce yerlerinin belli olduğu, “kim kimle komşu olabilir, kim kime atığını verebilir, döngüler nasıl kapanır,” sorularının sorulduğu ve yanıtların alındığı bir endüstriyel planlama sürecinden söz ediyorum. Yoksa “Şurada boş bir arazi gördüm. Limana da yakın. Benim için çok iyi olur,” şeklinde bir endüstrileşmeyle endüstriyel ekolojiden söz edilemez elbette. Yerleşimle kucak kucağa yaşayan bir endüstrileşmede de bu kavramı unutabiliriz. Endüstri, atığını yönetmek isteyecek; yerleşim buna izin vermeyecek; uğraş dur. Nasıl bir endüstriyel planlama düşünüyorum? Kentlerin gerçek kimliklerini baskı altına almayacak bir endüstriyel planlama. Bir kent, bırakınız doğal varlıklarıyla ünlü olsun; bırakınız meyve ağaçlarıyla ünlü olsun; bırakınız turizm altyapısıyla ünlü olsun. Her kent endüstrisiyle ünlenecek diye bir şey yok. Limana yakın, havaalanına yakın diye endüstriyel bölgeler tarım alanına yapılmasın mesela. Tarım alanına endüstriyi kuralım ama biz içinde endüstriyel simbiyoz uygularız demek biraz ironik değil mi?

Yazının başına dönelim. Doğa endüstriler için yanıt vermiş mi? Evet vermiş. Uygulanabilecek ekolojik bir model, simbiyotik bir ilişki önermiş. Yapabiliyor muyuz?

Söz dinliyor muyuz? Doğayı dinliyor muyuz?

Ne zaman dinledik doğayı? Huylarımız değişti mi? Yoksa doğanın tepesinin atacağı o kritik noktaya kadar gitmek midir niyetimiz?

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 07 Haziran 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29