banner78

16.04.2026, 14:15

LÜTFEN BİRİSİ RÜYADA OLDUĞUMUZU SÖYLESİN

Geçen gün bir telefon konuşmasına kulak misafiri oldum. Telefondaki kişi “Nasılsın” diye bir soru yöneltti. Dinleyen kişi ise “Türkiye gibiyim” diye yanıtladı. Bu cevap tam günümüzün cevabı oldu. Evet. Türkiye gibiyiz. Çok güzeliz, iyiyiz, hoşuz ama acı doluyuz. Keder doluyuz. Dört bir yanımızı saran bu kara bulutların arasında evet tam olarak “Türkiye” gibiyiz.

SAHİ NE OLDU BİZE?

Gelelim asıl meselelere… Ülke gündeminin acı dolu konusu amansız dehşetlere

Yıl 2026
Biz genç nesil belki o eski incelikleri birebir yaşamadık. Ama büyüklerimiz iyi bilir. Bir büyüğün önünden yürümemenin bile saygı sayıldığı günleri anlatırlar. Bugün ise aynı toplum, eğitim yuvalarında pompalı tüfeklerin konuştuğu bir karanlığa savrulmuş durumda.

Kuşaklar arasında sadece zaman farkı yok artık değerler, hızla ve sert biçimde yer değiştirdi. Bir zamanlar görgüyle ölçülen saygı, bugün yerini korkuya ve güvensizliğe bıraktı.

Bu dönüşüm sadece hızlı değil; sarsıcı ve ürkütücü.
Öğrencilerin “ikinci evi” olan okullarda pompalı tüfekle yaşanan dehşetin ardından şimdi ne olacak? Kime, neye güveneceğiz?

Suçlu kim? Teknoloji mi, aileler mi, yoksa yönetim mi?
Belki de en kolayı, birini işaret edip geriye çekilmek

Çünkü biz, böylesi anlarda gerçeğin peşine düşmek yerine; kulaktan dolma bilgilerle hüküm vermeye alıştık. Araştırmadan, sorgulamadan, yüzeyde gördüğümüzle yetinip kesin yargılara varıyoruz.

Oysa mesele tek bir sebebe indirilecek kadar basit değil.
Ve biz, bu kolaycılıkla yüzleşmedikçe, ne korku azalacak ne de bu karanlık tablo değişecek.

MEDYA OKURYAZARLIK DERSLERİ ŞART!

Her şeyden önce (Gerekirse anaokulundan başlayarak) medya okuryazarlığının, ailede temeli atılan bir eğitim olarak hayatın merkezine yerleştirilmesi gerektiğini savunuyorum.

Çocuklara, gençlere, yetişkinlere ve yaşlılara, yaşlarına uygun düzeylerde medya eğitimi verilmeli. Çünkü artık mesele sadece bilgiye ulaşmak değil, o bilgiyi doğru okuyabilmek.

Her birey, hangi içeriği nasıl tüketeceğini bilmeli. Neye inanacağını, neyi savunacağını sorgulayarak belirlemeli.

Yapay zekânın gerçeği taklit etmekte bu kadar ustalaştığı, bilgi kirliliğinin her geçen gün arttığı bir çağda, sosyal medyayı ve teknolojiyi bilinçsizce tüketmek, bireyi savunmasız bırakıyor.

Bu yüzden medya okuryazarlığı bir tercih değil, zorunluluk. Aksi halde yön veren değil, yönlendirilen bir toplum olmaya devam ederiz.

Bu süreçte özellikle oyun çağındaki çocuklar için (bilgisayar oyunları ve benzer içerikler dahil) yasaklardan çok bilinçlendirme temelli bir yaklaşım benimsenmeli. Çünkü yasaklamak, geçici bir çözüm, anlamak ve doğru yönlendirmek ise kalıcıdır.

Çocuklara neyi neden tükettiğini anlatmak, içerikleri sorgulamayı öğretmek ve dijital dünyada karşılaştıkları her şeyin gerçeklik değerini tartışabilmelerini sağlamak gerekiyor.

Bugün geldiğimiz noktada, şiddet içeren içeriklerin sosyal medya ve kapalı gruplarda adeta sıradan bir paylaşım gibi dolaşıma girmesi kabul edilebilir değil. Bir “vahşet takvimi”nin, bir kedi fotoğrafı paylaşır gibi kolay yayılması, meselenin ne kadar derin ve kontrolsüz bir hâl aldığını açıkça gözler önüne seriyor.

BİLİNÇLE ÇİZİLEN SINIR ÖNÜMÜZÜ AÇAR

Bu saatten sonra, bunca acıdan sonra eski güzel günlerin birebir geri gelmesini beklemek gerçekçi değil.
Yıkıldık, dağıldık, kırıldık…

Öyle olaylar yaşıyoruz ki, “Daha ne olabilir?” dediğimiz her anın ardından, aklı zorlayan bir yenisi geliyor. Her seferinde biraz daha sarsılıyoruz, biraz daha içimize kapanıyoruz.

Ama asıl tehlike burada başlıyor:
Alışmak. Normalleştirmek.

Çünkü insan en çok, kabullendiği yerde kaybeder.

O yüzden ne olursa olsun “ALIŞMAYIN. NORMALLEŞTİRMEYİN.”

AHLAK BİLGİSİ GÖLGEDE KALMAMALI

Okullarda uzun yıllardır “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” başlığı altında dersler veriliyor. Zaman içinde isimleri değişse de bu içerik, farklı başlıklar altında müfredatta yer almaya devam ediyor. Kuşkusuz bu dersler önemli. Ancak özellikle “ahlak bilgisi” boyutunun, çağın gereksinimlerine uygun şekilde programlanıp ayrı bir ders olarak verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ahlak eğitimi, temeli ailede atılan bir süreç. Çocuk ilk doğruyu, yanlışı ve sorumluluğu aile içinde öğrenir. Fakat bu süreç yalnızca aileyle sınırlı kalmamalı, eğitim kurumlarında bilinçli ve sürekli bir şekilde devam ettirilmelidir.

Çünkü ahlak bilgisi, sadece manevi bir ders değil, kişinin davranışlarını, kararlarını ve toplumsal ilişkilerini doğrudan şekillendiren bir rehber niteliğinde. Bu nedenle müfredatta gölgede kalan bir içerik olmaktan çıkarılmalı, günlük hayata dokunan bir yapı halinde programlanmalıdır.

Ahlak bilgisi, ne sadece aileye bırakılacak kadar dar bir alan, ne de müfredatta gölgede kalacak kadar önemsiz bir konudur. Tam aksine, sağlıklı bir toplumun inşasında en temel "Yapı Taşları" ndan biridir ve acilen Milli Eğitim bu konu ile ilgili karar almalı, derhal yönetmelik çıkartmalı,  yeni eğitim-öğretim yılında okullarda bu işi bilen akademisyenlerle okutulmaya başlanmalıdır.

EĞİTİMDE YAŞANAN ŞİDDETİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINIYORUM.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.

Okulların güvenli olduğu, çocukların korkusuzca öğrenebildiği bir gelecek umuduyla…

Kalın sağlıcakla…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 17 Nisan 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 29 68
2.  Fenerbahçe 29 66
3.  Trabzonspor 29 64
4.  Beşiktaş 29 55
5.  Başakşehir FK 29 47
6.  Göztepe 29 47
7.  Samsunspor 29 39
8.  Çaykur Rizespor 29 36
9.  Kocaelispor 29 35
10.  Konyaspor 29 34
11.  Gaziantep FK 29 34
12.  Alanyaspor 29 33
13.  Kasımpaşa 29 28
14.  Antalyaspor 29 28
15.  Gençlerbirliği 29 25
16.  Kayserispor 29 23
17.  Eyüpspor 29 22
18.  Fatih Karagümrük 29 20
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 35 78
2.  Amed SK 35 72
3.  Esenler Erokspor 35 70
4.  Çorum FK 35 64
5.  Bodrum FK 35 62
6.  Pendikspor 35 58
7.  Keçiörengücü 35 54
8.  Bandırmaspor 35 53
9.  Sivasspor 35 50
10.  Manisa FK 35 49
11.  Iğdır FK 35 48
12.  Van Spor FK 35 46
13.  Sarıyer 35 46
14.  Ümraniyespor 35 43
15.  İstanbulspor 35 43
16.  Boluspor 35 42
17.  Serik Belediyespor 35 36
18.  Sakaryaspor 35 33
19.  Hatayspor 35 10
20.  Adana Demirspor 35 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 32 70
2.  Manchester City 31 64
3.  Manchester United 32 55
4.  Aston Villa 32 55
5.  Liverpool 32 52
6.  Chelsea 32 48
7.  Brentford 32 47
8.  Everton 32 47
9.  Brighton & Hove Albion 32 46
10.  Sunderland 32 46
11.  Bournemouth 32 45
12.  Fulham 32 44
13.  Crystal Palace 31 42
14.  Newcastle United 32 42
15.  Leeds United 32 36
16.  Nottingham Forest 32 33
17.  West Ham United 32 32
18.  Tottenham 32 30
19.  Burnley 32 20
20.  Wolverhampton 32 17
Takımlar O P
1.  Barcelona 31 79
2.  Real Madrid 31 70
3.  Villarreal 31 61
4.  Atletico Madrid 31 57
5.  Real Betis 31 46
6.  Celta Vigo 31 44
7.  Real Sociedad 31 42
8.  Getafe 31 41
9.  Osasuna 31 39
10.  Espanyol 31 38
11.  Girona 31 38
12.  Athletic Bilbao 31 38
13.  Rayo Vallecano 31 35
14.  Valencia 31 35
15.  Mallorca 31 34
16.  Sevilla 31 34
17.  Deportivo Alaves 31 33
18.  Elche 31 32
19.  Levante 31 29
20.  Real Oviedo 31 27