banner78

07.02.2022, 22:48

Matbaa ve kâğıt sektörü kırmızı alarm veriyor...

Ülkemize 270 yıl gecikmeyle gelen Matbaa, Avrupa'da ilk kullanımı ile birlikte maalesef hala uzun yıllarca kapatılamayacak bir yol aldı. Bugün her ne kadar teknolojik anlamada çok fazla geliştiğimizi söylesek de hala tam olarak Ayna’ya doğru bakamamanın acısını çekiyoruz. Matbaanın icadının Avrupa'ya getirdiği en önemli fayda, Avrupa Siyasal otoritesi'nin halk üzerindeki eğitimli ve kurumsal duruşu ile birlikte toplum kurallarının asırlar önce kabul edilebilir olmasıdır. İnsanlar, birlik olma şansını elde ederken hak ve özgürlüklerini korumak için yakaladıkları fırsatı "Her bireyin ahlaki yaşam hakkı" olarak kabul edip bugünkü "Sosyal Devlet" olgusuna evirmişlerdir.

Matbaanın Toplumsal Yapı'ya katkısı uzun, ciddi ve meşakkatli bir anlatım gerektirir. Bu konuya girmeden günümüzde bu kutsal mesleği yaşatmak adına Ülkemizde ve hatta bölgemizde neler yapılabileceği konusunda fikir sahibi olabilmek için bugünkü fotoğrafı doğru okumak gereklidir. Kalkınmanın Yerel'den başladığı gerçeğinden yola çıkarak Bursa'da Matbaalar ve Matbaacılık mesleğinin (sanki isminden utanılacak bir durum varmış gibi)  "modernite adına" yeni ismi ile "Basım ve Yayım Teknolojisi" olarak değiştirilmesi, sadece "ucuz kahramanlık" tan başka bir şey değildir. Öz'e dokunmaz, yaşlı bir insanı makyaj ile gençleştirmeye dönük bir davranış modelidir.  40 yılını dolu dolu matbaanın her aşamasında bulunmuş bir "meslek erbabı" gözüyle aktaracaklarım, bugüne kadar bu sektörün sahiplerinin (!) ihmal ve işgüzarlıklarından ne yazık ki sessiz kaldığı, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığının iflas ettiği ve denizin bittiği noktada olmanın acımasız gerçeğidir.

1950'den 1970'lere kadarki dönem, Türkiye'de Gazete matbaacılığı konusunda istekli olduğu bir dönem. Daha fazla ağırlık Gazete Matbaalarında, çünkü iletişim ve haber anlayışının yukarıya tırmanmaya başladığı bakir yıllar. Matbaa teknolojisinin makineden daha ağırlıklı insan gücüne dayandığı, çalışanların iyi ücretler aldığı ve bu tür işletme sahiplerinin oldukça yüklü zenginliklerinin başlangıcı olarak da adlandırılabilir. 1970'lerden sonraki dönem, Özal'ın hamleleri ile teknolojik açıdan, her meslekte olduğu gibi matbaa açısından da bir nevi uyanış dönemi. İthal makinaların, yarı otomatik baskı makinalarının Türkiye'ye satışlarının başladığı, hurufat tekniğinden (Tipografi), ofset baskı tekniğine geçiş dönemi, ülkelerin yaşadıkları Turuncu Devrim'in başka benzetmesi ile adeta bir "Renkli Devrim" veya Matbaacılığın "Lale Devri". İnsan ne kadar güzel günlermiş demekten kendini alamıyor. Müşterisi, Çalışanı, Patronu ile çalışma koşullarının yeraltında konumlandığı, genellikle güneş göremez yerlerde kurulmak zorunda kalınan ağır tonajlı baskı makinalarının neredeyse 24 saat çalıştığı zamanlar. Herkes fakir ama mutlu ve güler yüzlü. Çalışıp kazanmanın ve eve ekmek götürmenin, dostluğun, komşuluğun, arkadaşlığın, meslektaşlığın, o ahilik ahlakının en güzel yaşandığı yıllar.

MATBAACILIK, ÖNCE SANAT SONRA MESLEKTİR

Milenyum, Dünya'nın evrildiği bir çağa başlangıcını o gece büyük başkentlerinde saatlerce süren şölenler ve bitmek bilmeyen havai fişekler ile kutlanıyordu. Geleneğini Osmanlı'dan alan, çalışma şevkini Kurtuluş Savaşı ile kazanan mazlum Türk halkı olarak, evlerimizde kuruyemiş ve tombala eşliğinde geçirirken, yaşanılan en az 20 mutlu yılın ardından bir daha o günleri göremeyeceğiz konusunda hiç bir fikrimizin olmadığını ta yılar sonra anlayacaktık. 2000'li yıllar Dünya'da yeni aktörleri söz sahibi yaptı. Çin birçok alanda farklı ithal ürünleri pompalamaya başladığında, çok geçmeden Dünya "Kalite" denen argümanını kaybediyordu. Vahşi kapitalizm, artık tüm ihtiyaçlara müdahale ederek her şeyin en ucuzunu olması gerekenden çalarak üretirken "Ticaret Ahlakı" kavramı, kısa sürede herkes için kabul edilebilir bir "Normalleşme" getirdi. Türkiye'de matbaalar kısa sürede gelen ithal mallardan ne bulursa kullanmaya başlarken, mesleğin etik ilkelerinin şirazesi kaymış, yıllardır Kalite ve güzel işçilik için kendi mesailerinden ücretsiz ödün verenler, aynı kalitesizliğe düşmemek için on yıllarca kazandıkları öz sermayeleri ve yatırımlarını, kurdukları işletmelerin devamlılıklarını sağlayabilmek ve çocuklarına isim miraslarını bırakabilmek adına gece gündüz kazandıklarını satmak zorunda kalıyorlardı.

Matbaalardaki Rekabet, iş ve ahlak seviyesini aşmış etik kaybolmaya başlamıştı. Matbaa çalışanları da, değişen nesil ile birlikte tüketici alışkanlıklarına da uyum sağlamış, daha 5-10 yıl öncesi ay sonlarında evlerine iyi kazançlar ile dönüp yatırım yapan bir güruh, yerini ay sonlarını getiremeyen çalışma ve ahlak anlayışlarını yavaşça yitiren, samimiyetsiz ve sorumsuz bir gruba bırakıyordu.  Avrupa eskittiği teknolojisini "böbreklerini boşaltırcasına" tüm Dünya’ya kendi para birimi ile satıyordu. Matbaalarımız bundan nasiplenerek, onlara göre eski ama bizlere göre yeni teknolojiyi kullanmaya başlamıştı. Tam otomatik Ofset Baskı Makinaları eski ustalıkları gerektirmiyor ancak zaten yüzde 70 ithal mala olan bağımlılığımızı yüzde 90’lara kadar çıkartıyordu. İnsan gücü yerli, kalan ithaldi. Öyle ya, Türkiye'de sadece 1. hamur üretimi vardı o da zaten çok komik rakamlardaydı. Yıllık 300 bin ton kâğıda gereksinimi olan ülkede Yılda 5 bin ton üretilen kâğıt devede kulak bile değildi.

Ve bugünlere gelindi. Hala Matbaacının sorunu bitmedi hatta bırakın bitmeyi, son döviz dalgalanmasıyla artık altından kalkılamaz bir duruma geldi. İthal hammadde maliyeti son iki ayda tam 3 katına çıktı. Günlük maliyetler, yeni gelen yıl ile birlikte en az iki katına çıkarken, az da olsa çalışan matbaa makinalarından çoğu yerde artık tık ses yok. İmalatın içinde olanlar çok iyi bilir. Üretim, bizim olmazsa olmazımızdır. Bizler matbaa sektörünü bugünlere taşıyanlar olarak elimize geçen üç kuruşu dahi işimize yatırmış, mesleğimizin kutsallığını bilerek eski alışkanlıklarımızı hala devam ettirmeye çalışan sanatkârlarız. Bugün bu sektör, personel bulamamaktan, tüm malzemesini ithal para birimi ile alıp, yerli para birimi ile satış yapmaktan, borçlarını ödeyememekten, yaptığı yatırımın onda birinin bile karşılığını alamamaktan neredeyse "kaybolmakta olan meslekler" listesinin yeni ve en büyük adayıdır.

Hızlı bir Devlet desteği acil ve önemlidir. Bursa bir sanayi kentidir demek ya da bunu deklere etmek işin en kolayıdır. Ancak altı boştur. Çünkü Bursa sadece inşaat, tekstil (taklit), otomotiv (montaj)  ve turizm sektörlerinden ibaret değildir. Matbaacılık bir sanat işidir, montaj ve taklit üretimi yapmaz. Bursa'da kayıtlı matbaa sayısı 500'e yakındır ve makina emtia varlıkları toplamı ise finansal ölçüde tekstilden aşağı değildir. Tüm sanayi Bölgelerindeki imalat sanayilerinin, mallarını kıymetlendirmeleri "matbaa sanatı'nı" zorunlu kılar. Gıda Sanayii'ndeki tüm ürünlerin satış görsellikleri yine aynı merkezden geçer. Ambalaj, son tüketicinin alım gücünü artıran en önemli etkendir. Hadi her şeyi bir kenara bırakın, bir ülkenin kültürü matbaadan geçer. Eğer sanatkârınız yoksa alet ve ekipmanınız yoksa kendi dil ve kültürünüzü emanet edeceğiniz bir yer de yoktur. Gelecek nesillerin kendi örf ve adetlerimizi, şanlı tarihimizi, dilimizi kaybetmesini istemiyorsak Matbaanın eski saygınlığına kavuşmasına destek vermeli, çok büyük zorluklar ile sahip olduğumuz bu mirasa sahip çıkmalıyız.

Bu vesile ile 9 Şubat 2022 Çarşamba günü Bursa Matbaacılar ve Kırtasiyeciler Odası kurul seçimlerinde yarışacak, yönetimdeki Başkan Sn. İsmail AKAR ve ekibine, başkanlık adayı Sn. Erhan ÖZTÜRK ve ekibine, başkanlık adayı Sn. Mehmet Akif EROL ve ekibine başarılar diliyorum. Yeni bir seçim yeni bir heyecandır. Umarım bu koltuğa içi meslek aşkı ile dolu olan bir aday ve yönetim oturur. Bugüne kadar üstü tozlanmış, cansız ve sahipsiz kalmış yapıya bir enerji ve hareket getirir. Mücadele ruhu önemlidir. Doğru işler yapan kişilere her zaman desteklerimizi, yanlış giden düzene, sadece koltuk sevdası ile seyirci kalanlara da her zaman sitem ve eleştirilerimizi bu satırlardan vermeye devam edeceğiz. Sektörümüze hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 13 Ağustos 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29