banner78

30.11.2021, 13:34

Bir Günah Çıkarma Hikâyesi: Plastik Geri Kazanımı

Plastik, hafif bir malzeme… Taşıması, depolaması kolay… Neredeyse her şeyi tutabiliyor. Pek çokları için vazgeçilemez bir malzeme... Nasıl olsa geri kazanımı da mümkün(!).

Geri kazanım kavramıyla en çok anılan atık türü plastik belki de. Dilimize yerleştirmek için çok uğraştılar: “Plastik Geri Kazanımı”. Camı, plastiği, metali güzelce ayırdıktan sonra gezegenimizi kirletmediğinizden emin olabilirsiniz (!) İlave atık çıkarmakta bir sakınca yok (!) Nasıl olsa geri kazanılıyor. Gitti günahlar, içimiz rahat.

Geri kazanım öyle ballandıra ballandıra anlatılıyor ki, bir atık geri kazanılabilir olunca onun gerçek bir atık olmadığına inanmaya başlıyoruz. Ona hammadde diyoruz. Aradığımız hammadde mi acaba?

Tüketim ekonomisi size “az harca,” diyor mu hiç? “Sakın atık üretme,” diyor mu? Kapitalist ekonomi tüketmek üstüne kurulu. Reklamcılık sektörü ne der sonra? Yeni ürünleri cazip hale getirmek, ekolojik amaçlarımızla taban tabana zıt oysa.  Bırakın cazip hale getirmeyi yeni ürün alınmaması yönünde bilgilendirmeler yapmak gerek çevreyi düşünüyorsak eğer.

Yeni kavram “döngüsel ekonomi”. Sakın yanlış ifade etmeyin! Lineer değil, döngüsel ekonomi. Döngüyü tamamla, sorun çözülsün. Kavram güzel; içini doldurabiliyor muyuz?

Araştırmalara göre geri kazanımı öven kampanyalar, geri kazanımın ekonomik ve çevresel maliyetini yansıtmadığı için atık azaltımına yönelik bir davranış geliştiremiyorlar. Tam tersine geri kazanım için atığını ayıran bireylerin olumlu duyguları, atık üretmekle ilgili olumsuz duygularını baskılıyor.

Geri kazanımın olumsuz tarafları da mı var? Bize çevre-dostu davranış nedir diye sorulunca hemen geri kazanmak diyoruz oysa.

Geri kazanım süreci, çoğu zaman kendi karbon ayak iziyle geliyor. Hammaddeyle karşılaştırınca daha düşük karbon ayak izi ve daha az kaynak tüketimi diyebilirsiniz. Her zaman böyle değil. Bazen böyle. Çünkü geri kazanım süreci içinde gömülü bulunan çevresel yük bir atıktan diğerine değişim gösteriyor. Bir ürünü geri kazanmak çevre-dostu olabilirken diğer ürün için aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor. 

Ancak bunun tartışıldığını çok duyuyor musunuz? Yani geri kazanımın gerçekten çevre-dostu olup olmadığını tartışıyorlar mı? Hangi atığın geri kazanımı çevre-dostu, hangi atığınki değil? Varsa yoksa atıkları doğru ayır, atıkları düzgün poşetlere koy… Bakalım ayırdığımız atıkların hepsi geri kazanılabiliyor mu? Geri kazanım sektörü büyüsün, yeni iş imkânları doğsun…

İyi hoş da attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değiyor mu? Bazen geri kazanım sürecinde o kadar çok enerji ve su tüketiyoruz ki çevresel maliyet, sıfırdan üretmenin getireceği çevresel maliyeti de aşabiliyor.

Neden “atık üretmeyin” denmiyor? Veya neden kamu spotlarındaki atık azaltma işi sadece vatandaşın sırtına yükleniyor? Neden piyasalara “bu kadar sık yeni ürün üretme”, “geri kazanılamayacak ambalaj malzemesi kullanma” veya “ambalajı azaltmak için yenilikçi yollar bul”, “plastik kullanma artık” denmiyor? Veya neden çok cılız seslerle söyleniyor bunlar? Atık ayırma, toplama ve geri kazanım hedefleri konuyor da “ürün almama hedefleri” neden konmuyor dersiniz?

Bu kolay değil çünkü. Kapitalist ekonomik düzene ters hareket etmiş olursunuz. Cıssss, eliniz yanar.

Örneğin ünlü içecek markaları, çevresel ayak izlerini azaltmanın çözümü olarak geri kazanımı görüyorlar. “Şişeleri geri alabilirsek döngüyü kapatmış olacağız” diyorlar. Tüketim devam ettiği sürece sorun yok. Ambalajları küçültmekte, hatta onları biraz da kişiselleştirerek cazip hale getirmekte hiç sakınca yok. Şişeleri geri alacaklarmış nasıl olsa (!)

“Geri kazanım kötüdür” demiyorum elbette. Geri kazanım sürecini iyi değerlendirmek ve dürüst olmak lazım. Ama asıl alkışı hak edenin “atık azaltmak” olduğunu unutmamalı.

İmalatçıların doldurulabilir, yeniden kullanılabilir ambalajlar tercih etmelerini sağlamanın bir yolunu bulmalı. Tek kullanımlık plastiklerden hızla uzaklaşılmalı. Döngüsel ekonominin odağındaki “döngüyü kapatmak” atık geri kazanımıyla sınırlandırılamayacak bir kavram. Tam bir yaşam döngüsü içinde malzeme, enerji, su gibi bileşenleri de bir döngü içinde kullanmayı, doğadan aldığımızı doğaya vermeyi gerektiren bir kavram.

***

Plastik

Haydi, plastiğe bakalım.

Cam, alüminyum veya kâğıtla kıyaslandığında plastiğin geri kazanımının çok daha zor olduğunu biliyoruz.

Plastikle ilgili doğru sanılan yanlışlardan biri, üstündeki sembollerle ilgili... Hemen hemen tüm plastik ürünlerin üstünde bir reçine kodu bulunuyor. Birden yediye kadar değişen sayılar bu kodlar. Nedense sayıların etrafında geri kazanımı çağrıştıran döngüsel oklar var. Oysa bu okların bulunması ürünün geri kazanılabilir olduğunu göstermiyor. Sadece ürün imal edilirken kullanılan kimyasal bileşiğin tipini anlatıyor bu kodlar. Aklınıza şu soru geliyor mu? Plastik endüstrisi neden sadece sayıyı yazmakla yetinmedi de sayıları döngüsel oklar içinde gösterdi?

Yalnızca yedi reçine kodu olsa da binlerce farklı plastik tipi var. İstenen rengi, şekli ve dokuyu tutturmak için farklı boya ve katkılar ilave ediliyor plastik reçinesine. İmalat sürecindeki bu farklılıklar, aynı reçine koduna sahip olan ürünler için bile farklı kimyasal özellikler anlamına geliyor. Farklı türlerin geri kazanımı farklı süreçler gerektiriyor. Yeni bir ürüne dönüştürebilmek için, plastiği tipine göre dikkatlice ayırmak gerekiyor. Yaşadığımız toplumda ise plastiği tür tür ayırabilecek altyapıya kavuşmak büyük bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor. Diğer taraftan, plastik geri kazanım teknolojisinin pek çok tür için teorik olarak bulunması, yakınlarınızda tüm plastikleri geri kazanacak altyapının bulunduğu anlamına da gelmiyor.

Plastik güzelce toplandı ve ayrıldı diyelim. Piyasası nasıl? Bazen zayıf bir piyasası olabiliyor. Bazen doğrudan hammaddeden plastik imal etmek daha ucuza mal olabiliyor imalatçı için. Plastik reçinesinin kalitesi ise geri kazanım sürecindeki her ısıtmada azalıyor. Sonuç olarak geri kazanılmış plastikten eşdeğer yeni bir ürün değil daha düşük kalitede bir ürün üretebiliyorsunuz. Bu nedenle cam ve alüminyumdan farklı bir şekilde plastik geri kazanımında döngü kapanmıyor. Örneğin bir su şişesini, bir PET şişeyi geri kazanmaya kalkalım. Bu atığı aynı amaçla kullanılan yeni bir su şişesine dönüştüremiyorsunuz. Bunun yerine bir halıya, oyuncağa veya bambaşka bir ürüne dönüştürebiliyorsunuz. Dönüştürdüğünüz bu ürünleri tekrar tekrar geri kazanmanız, kalitesi gittikçe düşeceği için çok da mümkün olmuyor. Diğer taraftan araştırmacılar, geri kazanılmış malzemeden yapılan plastik ürünlerle temas edilmesi halinde sağlık risklerinin de oluşabileceğini rapor ediyor.

Plastik geri kazanım sürecinin içine bakalım bir de. Geri kazanım tesisine giren atıkların önce temizlenmesi, yıkanması gerekiyor. Burada önemli miktarda su tüketimi olduğunu gözden kaçırmayalım.  Daha sonra uygulanan eritme (ekstrüzyon) işlemi esnasında zararlı uçucu organik bileşikler ortaya çıkıyor. Isıtmak için ihtiyaç duyulan enerji de beraberinde karbon emisyonları getiriyor. Geri kazanım tesislerine teslim edilen karışık plastik atıklar içindeki geri kazanılamayacak atıklar ise çoğunlukla depolama alanlarında son buluyor.

*** 

Ne yapalım? Geri kazanmayalım mı?

Elbette geri kazanalım. Oluşan atığı depolamak veya yakmak yerine tabii ki geri kazanmaya çalışalım. Ama geri kazanımın gerçek bir çevre-dostu davranış olmayabileceğini hatırımızda tutalım. Geri kazanımın kendi çevresel yüklerinin kastını aşabileceğini, geri kazanılabilir sandığımız her atığın aslında geri kazanılamayabileceğini bilelim.

Atık üretmeyelim. Atık üretmeyen seçenekleri alkışlayalım. Döngüsel ekonominin yalnızca geri kazanımdan ibaret olmadığını, enerji, su gibi tüm çevresel kaynakların da endüstriyel süreçler içindeki döngülerini tamamlamaları gerektiğini hatırlayalım. 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 07 Haziran 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29