banner78

01.12.2022, 17:13

Yeşille Aklama

1980’lerin ortalarında, ünlü bir petrol şirketi televizyonda ve yazılı basında çevre konusundaki “duyarlılığını (!)” anlatan bir seri reklam yayınlamaya başladı. Reklam kampanyası, şirketin, ayıları, kelebekleri, deniz kaplumbağalarını ve pek çok sevimli hayvanı koruduğunu anlatıyordu. Reklamlar çok başarılı olmuştu. 1990 yılında ödül bile aldı yapılan reklam kampanyası. Bir taraftan ödüllere layık görülen reklam kampanyası diğer taraftan çevre dostları için kötü bir şöhretin habercisiydi. Çevre dostları bu şirketi “yeşille aklama” yapmakla suçluyorlardı. Şirketin sorgulanabilir bir çevresel geçmişi vardı, ancak kamuoyuna yansıttığı yüzü başkaydı.

Nükleer güç üreten bir başka şirket 1960’lı yıllarda nükleer-karşıtı hareketle karşılaştığında şirketin güvenliği ve çevresel etkileri sorgulanmaya başlamıştı. Çareyi nükleer enerji santrallerinin temizliğini ve güvenliğini anlatan bir reklam kampanyası üreterek buldu. El değmemiş bir gölün yanı başına kurulmuş bir nükleer tesisin fotoğrafını veriyor ve şöyle söylüyordu: “Size daha fazla elektrik verebilmek için kokusuz, katkısız, temiz ve güvenli nükleer tesisler kuruyoruz.” Hala çözülememiş olan nükleer atık sorunundan, yaşanan nükleer kazalardan asla söz etmiyordu.

“Yeşille aklama” terimi 1986’da Jay Westerveld tarafından ortaya atıldı. O yıllarda tüketiciler haberleri televizyondan, radyodan ve yazılı basından alırlardı. Şirketler de bu nedenle televizyon, radyo ve yazılı basını yüksek bütçeli reklamlarla beslerdi. Çevresel geçmişleri hiç de iyi olmayan şirketler kendilerini çevrenin savunucusu gibi gösterebiliyordu reklamlarla. Çevreyle ilgili faaliyetleri kanuni bir zorunluluk olsa da bunun reklamını yapıyorlar, reklama ayırdıkları bütçeler çevresel faaliyetlere ayırdıkları bütçelerin kat kat üstüne çıkıyordu.

1990’lı yılların başlarında, tüketiciler çevre korumayla ilgili konularda daha bilgili olmaya başlamışlardı. Anketler şirketlerin çevreye duyarlılıklarının, tüketicinin satın alma davranışlarını etkilediğini gösteriyordu. Bu da yeşille aklama konusundaki ustalıkların artmasına sebep oluyordu.  Milyonlarca dolarlık zehirli kimyasal madde satışı yapan bir şirket, plastik poşet geri kazanımını öğütleyerek yeşille aklama yapıyordu.  Bir başka şirket şişe sularının reklamlarında dağlardan şırıl şırıl akan suları, el değmemiş gölleri gösterirken plastik atıkların artışına ne kadar katkı koyduklarından söz etmiyordu. Hatta geri kazanılan plastik atıklarla övünüyordu. Büyük bir oranda geri kazanılamayan plastik atıklardan hiç söz edilmiyordu.

Yeşille aklama eylemleri aşağıdaki şekillerde karşımıza çıkabiliyor:

  1. Kısır bir değerlendirmeyle bir ürünün “yeşil” olduğunu iddia etmek: Önemli çevresel hususları bir kenara bırakıp bir iki özelliğinden dolayı “yeşil” olduğunu iddia etmektir. Örneğin “Kâğıt, çevre dostu bir üründür” derken kâğıt üretmek için ağaçların kesilmesi gerektiğini, kâğıt yapma sürecindeki sera gazı emisyonu üretimini, ağartma işleminde kullanılan klor kimyasalını göz ardı etmemek gerekiyor.
  1. Kanıtlanamayacak şekilde çevre-dostu olma iddiası: Destekleyici bilgilerin ulaşılabilir olmadığı, güvenilir, tarafsız bir sertifikasyona dayanmayan “çevre-dostu olma” iddiasıdır. Örneğin belli yüzdelerle geri kazanılmış malzemelerden yapılmış olduğu iddia edilen tuvalet kâğıtları için herhangi bir destekleyici kanıt gördünüz mü? Eğer bir şirket çeşitli yüzdeler ve istatistikler vererek çevre-dostu olduğunu belirtiyorsa bunu kanıtlamalıdır.
  1. Belirsizlik: Çok zayıf bir şekilde ve genelleme yaparak ifade edilen çevre-dostu olma iddiasıdır. Örneğin “tamamen doğal” ifadesini ele alalım. Arsenik, uranyum, cıva gibi elementler de tamamen doğal olarak ortaya çıkar, ancak zehirlidirler. “Tamamen doğal” olmak, çevreyle tamamen dost olmak anlamına gelmez. “Yeşil”, “çevre-dostu”, “organik” vb. ifadeler de belirsizdir. Bu ürünlerin neden çevre dostu olduğuna dair detaylar verilmediği müddetçe yanlış yönlendirmeler ortaya çıkar.

 

  1. Yönlendirici etiketleme: Ürün ambalajı üzerinde sertifikaya benzeyen bir görsel kullanmak tüketicileri, ürünün yasal sertifikasyon süreçlerinden geçmiş olduğuna dair yanlış bir şekilde yönlendirebilir.

 

  1. İlgisiz ve yersiz olma: Doğru ancak önemsiz bir bilgiyi önemliymiş gibi göstererek çevresel olma iddiasıdır. Örneğin “kloroflorokarbon içermez” etiketi yersizdir çünkü ürünün kloroflorokarbon içermemesi zaten yasal bir zorunluluktur.

 

  1. Kötünün iyisi olma: Tüketicinin dikkatini daha büyük olan kategorik olumsuz etkiden küçük bir olumlu çevresel etkiye kaydırmaktır. Organik sigara veya etkin yakıt kullanan spor araba bu duruma örnektir.

 

  1. Uydurma: Tamamen yanlış olan bilgiler vermektir. Enerji yıldızı olan ürünler örnektir. Enerji yıldızlarını kimin hangi kriterlere göre verdiği bilinmemektedir.

 

  1. Hissettirme: Bu yöntemde herhangi bir iddiada bulunulmaz. Çevre-dostu imajını oluşturmak için reklamlarda, doğayı çağrıştıran elementler, yeşil renk, dalga sesi, kuş sesi, doğal manzaralar, dağlar, ormanlar, okyanuslar, nesli tehlikede türler, yenilenebilir enerji kaynakları vb. kullanılır. Bu elementler “yeşil” olma algısını artırarak yanlış bir bilgilendirmeye neden olur.

Şöyle bir etrafımıza baktığımızda “yeşille aklama” konusunda şirketlerin, kurum ve kuruluşların yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu görüyoruz. “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” felsefesinin tam karşısında duruyor “yeşille aklama”. Aslında şunu söylüyor: “Olduğun gibi görünme, olmadığın kadar çevre-dostu görün”. Sözlükler yeşille aklamayı “Bir organizasyonun çevre-dostu bir kamusal imaj oluşturabilmek için yayımladığı yanıltıcı, temelsiz, kasıtlı olarak yanlış yönlendiren bilgi” olarak tanımlıyor.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 14 Mayıs 2026
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29